“Seni tüketen önündeki tırmanılacak dağlar değil, ayakkabındaki çakıl taşıdır.” Muhammed Ali
Çok etkileyici bir söz. Yaşadıklarımıza dikkatlice baktığımızda gördüğümüz gerçekler bizi şaşırtıyor…
Son Yazılar
Ayakkabıdaki Çakıl Taşı
Benzemezlik
Her varlığın kendine mahsus bir “zatı”, kaderin çizdiği bir “özellikler dünyası” ve icra ettiği bir “fiiller âlemi” vardır.
Bu farklı mahiyetler ve onların gördükleri değişik işler, harika bir nizam içinde cereyan etmekte ve bunların tümünden kâinattaki nizam ortaya çıkmakta ve bu âlemin yaratılışındaki İlâhî maksatlar en mükemmel şekilde yerine getirilmektedir…
Artık O Büyük Kurtarıcı Bekleniyor
Evet, Zebur, Tevrat ve İncil gibi semavî kitaplar büyük bir tahrifata uğramalarına rağmen, Hüseyin-i Cisrî o kitaplardan Hz. Muhammed’in (s.a.v) nübüvvetine işaret eden yüz on dört delil çıkarmış ve “Risale-i Hamîdiye” adlı meşhur eserinde yazmıştır…
(Mehmed Kırkıncı)
Cehaletin, Yalanın ve İftiranın Böylesi…
Asıl maksat, Kıyamete kadar insanlık alemine ışık tutacak olan İSLAM’I ve KUR’ANI, en güzel ve en mantıklı delillerle anlatan ve bu asrın en etkili bir İSLAM ALİMİNE çamur atmak olmalı. Bu iftiraya, “Tutmasa bile izi kalır” ümidine yapışmaktır…
Devamını oku ›Hz. Peygamber’in Şemaili
Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in, ruhunun güzelliği yani sireti emsalsiz olduğu gibi, endamının güzelliği de emsalsiz ve harikulade idi. Bütün azaları birbirine mütenasip, düzgün ve dengeliydi. O’nun görünüşünde insanı rahatsız edecek bir şey yoktu…
(Mehmed Kırkıncı)








