İnsan acizdir gözle görülemeyen bir mikroba yenik düşecek kadar ve insan fakirdir elindeki sermayesi ise yalnız cüz’i bir ihtiyar ve zayıf bir irade. Hâlbuki ihtiyaçları ve arzuları sonsuza kadar uzanır. Böyle aciz bir insana karşı Kur’an’ın, şiddetli şikayetleri, korkutmaları ve büyük tehdidinin hikmeti nedir? (İnsana kim olduğunu anlatan mükemmel bir video..)
Devamını oku ›Son Yazılar
Cevşen-ül Kebirin Hülasası
Cevşen-ül Kebirin Hülasası Sual: Duada dahi onun misli yoktur. Risale-i Münacat’ın başında, Cevşen-ül Kebir’in doksandokuz fıkrasından bir fıkranın kısacık bir mealinin beyan edildiği yere bakan adam, Cevşen’in dahi misli yoktur diyecek. Mektubat ( 217 ) Burada geçen yeri Münacaat Risalesinde Göremiyoruz, izah eder misiniz? Elcevap: Bu kısım Osmanlıca 3. Şua Risalesinde Geçmektedir. Şöyle Ki: MUKADDİME Bu Sekizinci Hüccet-i İmaniye; […]
Devamını oku ›Bediüzzaman Terör Konusunda da Haklı Çıkıyor
Yeni Akit gazetesi yazarı Yavuz Bahadıroğlu “‘Sevgi dini’nin dindarları” başlıklı yazısında terörü “insan merkezli” devletler bağlamında değerlendirdi. İnsan ve yaratılanı sevmek üzerinde duran Bahadıroğlu birçok kişinin farketmeden bölücülük yaptığının altını çizdi.
Devamını oku ›Müslüman “Terörist” Olabilir mi?
Gerçek şu ki, müslüman ölüme değil, sadece hayata hizmet eder. Bu hadise sebebiyle İslamın koyduğu iki temel hukuk prensibini asla unutmamalıyız: Birincisi: Kur’an’ın ‘Bir suçlu bir başka suçlunun yükünü yüklenemez’ (6: 164). Yani bir cani yüzünden bir başka insan asla cezalandırılamaz. Hukukta cezalar ve suçlar şahsîdir. İkincisi ise, berâat-i zimmat esastır. Yani suçluluğu isbat edilinceye kadar kimse suçlanamaz.
Devamını oku ›İlk Nur Eleştirmeni, Hulusi Yahyagil (2)
Bediüzzaman da her yazar gibi yazdıklarının nasıl karşılandığını anlamak ister, böyle bir eleştirmen olarak Hulusi Bey’i görür. “Yazdığım bazı şeylere dair fikrinizi soruyordum. Maksadım gördüğüm hakikat acaba hakikat mıdır diye sormuyorum. Belki hakikata açılan yol acaba umuma yol açabilir mi? diye soruyorum. Çünkü umumun telakkisini sizin kadar bilmiyorum.” (Barla 252) (Prof. Dr. Himmet Uç’un yazısı..)
Devamını oku ›











