Etiket: "bediüzzaman"

Risale Hizmetinin Dayandığı Esas Nokta!

Risale Hizmetinin Dayandığı Esas Nokta!

”Nur Risaleleri’ni bir bakıma ‘Kur’ân’a hazırlık okulu’ olarak yazan Bediüzzaman Said Nursi’nin hizmette devamlılık için fani sahıslar üzerine bina edilmemesi gerekliliğini vurguluyor.” Metin Karabaşoğlu yazdı…

Devamını oku ›
Said Nursi’nin Çok Orijinal Düşünceleri Var

Said Nursi’nin Çok Orijinal Düşünceleri Var

Said Nursi’nin bazı çok orijinal düşünceleri var ve bu konuda Nakşibendîlikten bir hayli ayrılmıştır. Mesela Nakşibendîler, Avrupa’da gelişmekte olan felsefî tartışmalara çok önem vermiş kimseler değil ama Said Nursi bu felsefî tartışmaların önemli olduğunu, İslam’la ilişkisinin araştırılması gerektiğini incelemiş olan bir adam. Ayrıca üç yüz bin kişiyi kendine çekebilmesi için o kişinin iki kulaklı olması lazım.

Devamını oku ›
Arap Baharını Tetikleyen Alim

Arap Baharını Tetikleyen Alim

Konferansta sunduğum tebliğimin başlığı şu idi: “1911 Tarihli “Kürt Reçetesi”nin Günümüz “Kürt Meselesi”yle İlgisi”. Şimdi o tebliğden bir özet siz sevgili okurlarıma arz etmek istiyorum: Sadece Münâzarat’tan değil, Bediüzzaman’ın Hutbe-i Şâmiye’sinden ve Nur Külliyat’ından da yola çıkarak, derim ki: (Vehbi Karakaş’ın yazısı)

Devamını oku ›
Haşir Bahsindeki Teşbih ve Temsiller

Haşir Bahsindeki Teşbih ve Temsiller

Şu risalelerde teşbih ve temsilleri, hikâyeler sûretinde yazdığımın sebebi; hem teshîl, hem hakaik-i İslâmiye ne kadar ma’kûl, mütenasib, muhkem, mütesânid olduğunu göstermektir. Hikâyelerin mânâları, sonlarındaki hakikatlerdir. Kinâiyat kabilinden yalnız onlara delâlet ederler. Demek, hayalî hikâyeler değil, doğru hakikatlerdir

Devamını oku ›
Bediüzzaman Said Nursi

Bediüzzaman Said Nursi

Ne doğduğu yer, ne doğum tarihi, ne de ismi… Çünkü bir memlekette, bir günde doğan ve aynı ismi taşıyan birçok kimse bulunmaz mı? Bunlardan biri yükselir, diğerlerinden farkı olur. Gün gelir bulutlarla sarmaş dolaş, gün gelir başı ak mı, ak!. Bu başa yıldırım iner; ak üstüne kara değil, kara üstüne ak düşer. Leke nedir? Bilmez. Ellerinde kova kova zift taşıyanlar bile, onun alnına leke süremez!. (Hekimoğlu İsmail’in Kaleminden…)

Devamını oku ›