Etiket: "bediüzzaman"

Bediüzzaman Talebelerinden Risale-i Nur Teşekkürü

Bediüzzaman Talebelerinden Risale-i Nur Teşekkürü

Bediüzzaman Said Nursi’nin hayattaki talebeleri Abdullah Yeğin, Hüsnü Bayram, Said Özdemir ağabeyler Risale-i Nur külliyatını yasal düzenlemeyi hazırlanmasına katkıları olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Bakanlar Kurulu’na gazete ilanı ile teşekkür etti.

Devamını oku ›

Yeni Bir İman Mektebi Olarak “Risale-i Nur”

Kur’ân’ın konusu kâinat olduğu gibi, ilimlerin de konusu kâinâttır. Kur’ân da, ilimler de, kâinat kitabının bablarını ve fasıllarını, sûrelerini ve âyetlerini izah etmektedirler. O halde hakiki hikmet ve ilimlerden hiçbirinin Kur’ân’a muhâlif olması mümkün değildir. Zira Kur’ân, kâinat kitabının müellifi tarafından yapılan tercümesidir; ilimler ise, aynı kitabın acemileri ve mübtedîleri tarafından yapılan izahıdır. Fizik, kimya ve matematik gibi ilimler, kâinât kitabının hükümlerini açıklayan fenlerdir. (Prof. Dr. Ahmed Akgündüz’ün yazısı..)

Devamını oku ›
“Mevlana ve Bediüzzaman” Bir Transkritik

“Mevlana ve Bediüzzaman” Bir Transkritik

Mevlana’nın babası “Sultan ül ülema Bahattin Veled’di. Anası ise türbesi Karaman’da bulunan Mader Sultan’dı. Baba kuvvetli bir şahsiyete sahip bir âlim ve şeyhtir. Mevlana ilk otuz yılda 1200-1231 arasında onun gölgesindedir. Belh, Afganistan’ın tanınmış şehirlerindendi. Türkçe ve Farsça birlikte konuşulurdu.
Bediüzzaman ise çocukluğunda Türkçe –Kürtçe – arapça belki farsça konuşulan bir muhitte büyüdü.

Devamını oku ›

Bediüzzaman’da Ne Alâyiş, Ne Nümayiş Sadece Hak!

Bahadıroğlu, Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin “Hicaz’da olsam Türkiye’ye dönerdim” dediğini hatırlattı.

Devamını oku ›

Tasavvuf Nedir? Tarikat Nedir? İslamda Yeri Nedir?

Mutasavvıflar, tasavvufu kendi meşreplerine göre farklı şekillerde tarif etmişlerdir. Onlardan bazıları aşağıda takdim edilmiştir. Tasavvuf, farz ve vacibleri hakkıyla edadan sonra nafi­lelerle manevi makamatta kat-ı meratip ile Allah’a yakınlık kesbetmektir. Tasavvuf, kitap ve sünnete tam ittiba ile ahlak-ı İlahîyye ile tahalluk; yani. Kur’an ahlakıyla ahlaklanmak, masivayı terk ederek rıza-i Bârî’yi tahsile müteveccih olmak ve bu âli maka­ma ermek için süfli hisleri terkederek yüksek ahlaka bürünmek ve Allah’ın iradesine tam teslim olmaktır. (Mehmed Kırkınıcı’nın yazısı..)

Devamını oku ›