Etiket: "bediüzzaman"

Bediüzzaman’ın Penceresinden “GÖZ”

Göz; vücut gömleğinin süslerinden, bize verilen ilahi hediyelerden önemli bir parçadır. Görmek için göz, anlamak için akıl gerekir. Başımızın önündeki bir çift göz, insanı dış dünyaya açan birer penceredir. Göz, kâinattaki farklı güzelliklere, gözün farkını ortaya koyarak bakabilmek için verilmiştir. (Dr. Selçuk Eskiçubuk’tan güzel bir tefekkür yazısı..)

Devamını oku ›

Hanımlara Özel Seminer; “Asrı Güzelleştiren Adam” (15 Kasım 2014)

“Asrı Güzelleştiren Adam Bediüzzaman” semineri 15 Kasim cumartesi günü saat 12:20 de Üsküdar Bağlarbaşı Kültür merkezinde gerçekleşecek. Çantacı Necmi ve Dr. Senai Demirci’de seminere konuşmacı olarak katılıyor. Ayrıca seminere katılanlar arasında yapılacak bir çekilişle bir kişi ücretsiz umreye gönderilecek.

Devamını oku ›

Bediüzzaman Bir Şey Anlatırken Neden Kendini Hedef Alır?

İnsanın birinci muhatabı kendi nefsidir. Üstadımız, “Nefsini ıslah etmeyen başkasını ıslah edemez.” buyurur. Buna göre, bir insan diğer insanlara hakkı tebliğ edip onları günahlardan menetmek istiyorsa, bunun birinci şartı kendini ıslah etmesidir. “Lisan-ı hal lisan-ı kalden daha kuvvetli tesir ettiği” için, insan önce kendi özel âleminde İslam’ı yaşamalı, örnek ve özenilecek bir insan olmalıdır. Bunda başarılı olduğu takdirde, başkalarını sözle de ikaz ve irşat yoluna gidebilir.

Devamını oku ›

Hür Adam’ın Cumhuriyet Anlayışı

Bediüzzaman, İstibdad-ı mutlak diye ifade ettiği diktatörlüğe cumhuriyet ismi verilmesinden çok rahatsızdır. Bu yüzden mücadelesini, eliyle değil, diliyle, kalbiyle ve kalemiyle yapmaya karar verir. O bir muhaliftir. Cumhuriyetin içini boşaltıp komünizme perde yapanlara muhaliftir. (Yrd. Doç. Dr.Atilla Yargıcının yazısı..)

Devamını oku ›

Memurlar, Hizmetçiler ve Yolcu

İnsan yolcusu ile ona hizmet edenler vardır, büyük hizmetçiler. Bediüzzaman onlara “Büyük memurlar”der. İşte büyük memurların anlatımı. “Hem madem bu misafirhane-i dünyanın sobalı lambası birdir ve ruznameli kandili birdir ve rahmetli süngeri birdir ve ateşli aşçısı birdir, hayatlı şurubu birdir ve himayetli tarlası birdir.. bir bir bin birler kadar” (Prof. Dr. Himmet Uç’un yazısı..)

Devamını oku ›