Hazret-i Ali’nin (r.a) oğlu Hz. Hasan’a (r.a) yapmış olduğu ve özellikle dünyanın hakikatini anlatan şu harika nasihatini dikkatinize sunmak istiyorum:”.. Dünya seni arar gibi çok iltifat gösterir. Sen sakın onun iltifatına aldanma! Bazen de senden kaçar, döner dolaşır. Ona da ehemmiyet verme. Dünya ihtiyar ve kocamış bir kadına benzer, kimseye yâr olmaz. Hayrı az, ıstırabı kısa, ikbali ve şerefi fanidir. Lezzet ve visali geçici, vebali ise bakidir… (Mehmed Kırkıncı’nın yazısı..)
Devamını oku ›Etiket: "MEHMED KIRKINCI"
Arif Kimdir? Arif Kime Denir? Arif Nasıl Olmalı ve Müşahede Nedir?
Arif kelime anlamı olarak, “bilen, bilgide ileri olan, aşinâ, vâkıf., Hakkı, hakkı ile bilen, sabırlı ve mütehammil, çok düşünmeye ihtiyaç kalmaksızın, tekellüfsüz gördüğünü bilen ve anlayan, zevkî ve vicdanî irfan sâhibi olan” anlamlarına gelmektedir. Tezkiye-yi nefis ve tenevvür-ü kalp neticesi marifetullah ve muhabbetullah arşına çıkan bir arifi, hiçbir şey Hak’tan alıkoyamaz. Böyle bir arif hiçbir zaman gaflete düşmez. Çünkü o daima tefekkür halindedir, daima masivadan müstağni, Hak ile meşgul ve meşbudur. (mehmed Kırkıncı’nın yazısı..)
Devamını oku ›Siyasi Partiler Nasıl Değerlendirilmeli? Kıstaslar ve Ölçüler Nelerdir?
Hiç hata ve kusuru olmayan bir parti ve hükümet isteğinde bulunmak, olmayacak şeyi istemek, yani, muhali talep etmektir. Kusursuz hükümet talebinde bulunan bir kimse bin sene de yaşasa, gelecek hiç bir parti ve hükümet beğenmeyip onun aleyhinde bulunacaktır. Onun için “hatasız hükümet” yerine “en az kusurlu hükümet” isteğinde bulunmak, en akli ve mantıki olan yoldur. (Mehmed Kırkıncı’nın yazısı..)
Devamını oku ›Vehhabilik Nedir? Ne Zaman ve Kim Kurdu? İslamda Vehhabiliğin Yeri Nedir?
Hz. Peygamber (sav.)’in ebedi âlemine göç etmesinden sonra bir takım ihtilaflar meydana gelmiş idi. Bu ihtilaflar Hz. Ebubekir (ra.) ile Hz. Ömer’in (ra.) halifelik dönemlerinde yok denebilecek kadar az iken, Hz. Osman’ın hilafetinin son altı yıllık döneminde artmaya başlamış, özellikle de Hz. Ali’nin (ra.) zamanında zuhur eden Haricîlik cereyanı ve düşüncesi daha da artmış idi. (Mehmed Kırkıncı’nın yazısı..)
Devamını oku ›Havf ve Reca; Korkunun ve Ümidin Ölçüsü
Şuurlu bir mümin Cenab-ı Hakk’a karşı işlemiş olduğu günah ve isyanlarından dolayı fevkalade mahzun ve müteessir olmalıdır. Bu, imanın, kulluğun, edep ve hayânın gereğidir. İnsan Cenab-ı Hakk’ın emirlerini yapıp yasaklarından sakınmalı, her zaman korku ve ümit arasında yaşamalıdır. Ne, yaptığı hayır ve hasenata güvenmeli, ne de günahlarından dolayı ümitsizliğe düşmelidir. (Mehmed Kırkıncı Hocanın yazısı..)
Devamını oku ›








