بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ وَ بِهِ نَسْتَعِينُ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَ الصَّلاَةُ وَ السَّلاَمُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلَى آلِهِ وَ صَحْبِهِ اَجْمَعِينَ Ehemmiyetli bir kaide-i Kur’aniye “Bazan Kur’an, Cenab-ı Hakk’ın fiillerini tafsil ediyor. Sonra bir fezleke ile icmal eder. Tafsiliyle kanaat verir, icmal ile hıfzettirir, bağlar.” S:418 ABES Eşya ve hadiselerdeki İlahî gayeleri görememek, abesiyet nazarına sebeb olur. Bu nazar, marifetullaha zıddır. Halbuki, kâinat kitabını okuyarak marifetullahı kazanmak Kur’anın mesleğidir. Bu […]
Devamını oku ›Etiket: "Rüştü TAFRALI"
Rüştü Tafralı ağabey hakkında . .
Rüştü Tafralı ağabey hakkında ileri geri konulaşan ve hezeyanlar savuram birisi ve iddialarına Mesud Zeybek (ittihad.com) cevab vermiş. Aziz Kardeşim, E-Mail mektubunu okudum. Bazı şeyler soruyorsunuz. Ben de bildiğimce cevaplıyorum. Birinci sorunuz: Cevap: Rüşdü Abi Yeni Asya’nın rüknü değildir. Benim bildiğim kadarıyla Merhum Zübeyir Abinin tensibiyle istişare/denetleme heyetindeydi. Daha doğrusu Zübeyir Ağabey onunla Yeni Asyacıları kontrol altında tutmak istiyordu. Cevap: Zübeyir […]
Devamını oku ›Bismillah – Birinci söz’ün tahşiyesi (Atıfları)
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ وَ بِهِ نَسْتَعِينُ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَ الصَّلاَةُ وَ السَّلاَمُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلَى آلِهِ وَ صَحْبِهِ اَجْمَعِينَ BİSMİLLAH – BİRİNCİ SÖZ’ÜN TAHŞİYESİ MUKADDEME “Hazret-i İmam-ı Ali (R.A.) nasılki başta بَدَئْتُ بِبِسْمِ اللّٰهِ رُوحِى بِهِ اهْتَدَتْ اِلَى كَشْفِ اَسْرَارٍ بِبَاطِنِهِ انْطَوَتْ yani “Hazine-i esrar olan Bismillahirrahmanirrahîm ile başladım. Ruhum, onun ile o hazineyi keşfetti.” […]
Devamını oku ›Abd (Kulluk) – Rüştü TAFRALI
“Bazan Kur’an, Cenab-ı Hakk’ın fiillerini tafsil ediyor. Sonra bir fezleke ile icmal eder. Tafsiliyle kanaat verir, icmal ile hıfzettirir, bağlar.” S:418
Devamını oku ›Tahiri ağabey hakkında
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ وَ بِهِ نَسْتَعِينُ TAHİRÎ AĞABEY HAKKINDA Tahirî Ağabeyle görüşmemizin başlangıcını net bir tazda hatırlayamıyorum. Fakat İstanbul’a geldiğinde Süleymaniye dershanesindeki küçük odamda görüştüğümü, sorduğum bir sual sebebiyle çok net hatırladığım gibi, bu görüşmedeki samimilikten de, önceden görüştüğümüzü tahmin ederim. Her nedense tarihî hadiselerimin tarihlerini net olarak bilemiyorum. Bu küçük odamda Tahirî Ağabey’den sorduğum mes’eleye gelince: Bunun mahremane […]
Devamını oku ›












