Cehennem Lüzumsuz Değil, Cennet Ucuz Değildir
Hayvanların aksine, insandaki duygular ve yetenekler yaratılıştan sınırlandırılmamıştır. Bu yüzden insandan doğan iyilik de kötülük de sınırsızca uçsuz bucaksız gider.
İnsandaki o hodgâmlık bencillik ve bundan doğan hodbinlik kendini beğenmişlik, kibir ve inat bir araya gelse; ortaya öyle büyük bir günah çıkar ki, insanlık şimdiye kadar buna bir isim bulamamıştır. Bu durum Cehennem’in neden gerekli olduğunun delili olduğu gibi, bunun cezası da ancak Cehennem olabilir.
Bir adam, kendi söylediği tek bir yalan sözün haklı çıkması için, koca İslam dünyasının felaketini kalbinden arzu edebilir. İçinde bulunduğumuz bu zaman da net bir şekilde gösterdi ki: Cehennem lüzumsuz değildir, Cennet de ucuz değildir. Bir hayvanın öfkesi, şehveti veya hayatta kalma güdüsü sınırlıdır. Bir aslan sadece açken ve ihtiyacı kadar avlanır; dünyayı ele geçirmek gibi bir hırsı yoktur. Ancak insana verilen duygulara yaratılıştan bir sınır konulmamıştır. İnsan dilerse melekleri geçecek kadar iyileşebilir, dilerse şeytanı geride bırakacak kadar zalimleşebilir.
İnsan egosu o kadar tehlikelidir ki sırf “Ben haklıydım, bak gördünüz mü?” diyebilmek, haksızlığının ortaya çıkmasından kurtulmak için milyonlarca insanın, koca bir toplumun batışını, acı çekmesini isteyebilir. Kendi küçük gururu, milyonların saadetinden daha üstündür onun gözünde.
İnsanın kötülükteki bu sınırsızlığı ve koca bir toplumu kendi yalanına feda edebilecek kadar canavarlaşması, Cehennem’in neden var olması gerektiğinin en büyük kanıtıdır. Bu kadar derin bir kötülük, dünyadaki birkaç yıllık hapis cezasıyla ödenemez; buna ancak ebedi bir Cehennem adalet edebilir. Aynı şekilde, bu kadar büyük şerlerin ve imtihanların döndüğü bir dünyada, nefsini dizginleyip temiz kalanlar için de Cennet ucuz bir ödül değildir.
İnsan, kendi haklılığı ve menfaati uğruna dünyayı yakabilecek bir potansiyele sahiptir. Bu yüzden insanı frenleyecek ahlaki ve manevi bir sınırlandırma şarttır; aksi halde insan, tarihin bile isim bulamadığı vahşetlerin faili olur.
Çetin Kılıç








