Sosyo-Ekonomik Evreler ve Sınıflar Arası Çatışmanın Seyri

İnsanlık tarihinde, insanın insana tahakküm etme biçimleri zamanla kırılmış ve daha özgür formlara evrilmiştir.
Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri insanlığın geçirdiği 5 büyük dönemi şöyle sıralar:

1. Vahşet ve Bedeviyet: Kuralsız, ilkel dönem.
2. Memlûkiyet: Kölelik dönemi (İnsanın tamamen bir başkasının malı sayıldığı devir).
3. Esaret: Derebeylik ve feodalite dönemi (İnsanın toprağa veya efendiye bağımlı olduğu, hürriyetinin kısıtlandığı devir).
4. Ecîrlik: İşçilik / Ücretlilik dönemi (Günümüz kapitalist düzeni).
5. Malikiyet ve Serbestiyet: İnsanın sadece emeğinin karşılığını aldığı, sömürülmediği, hür ve eşit katılım sağladığı gelecek dönemi.

Üstadın “Devletler, milletlerin hafif muharebesi; tabakat-ı beşerin şedit olan harbine terk-i mevki ediyor” ifadesi, artık savaşların sadece ülkeler arasında (sınır savaşları) değil; sınıflar arasında (zengin-fakir, sermaye-emek) yaşandığını belirtir.

Esirliğin Parçalanması:
Tarihte kölelik ve derebeylik düzeni sonsuza kadar sürecek gibi görünüyordu. Ancak sanayi devrimi, Fransız İhtilali ve sosyal hareketler gibi büyük toplumsal kırılmalarla insanlar bedel ödeyerek (kanıyla) kölelik ve feodal esaret zincirlerini kırdı.

ABD’de köleliğin kaldırılması için verilen iç savaş veya Avrupa’da serflik (toprak köleliği) sisteminin yıkılması.
Ecîrliğin (İşçiliğin) Parçalanması
Bugün insanlık köle değil; fakat geçinebilmek için bedenini ve vaktini sermaye sahibine kiralamak zorundadır. Günde 8-12 saat çalışan, üretimden pay alamayıp sadece sabit maaşa mahkûm edilen ve ağır şartlar altında ezilen modern işçi/çalışan profili, “ecîrlik” dönemini temsil eder.

Günümüzde işçi grevleri, sendikal mücadeleler, çalışma saatlerinin düşürülmesi talepleri, kar paylaşımı modelleri ve “startup” mantığıyla çalışanların şirkete ortak edilmesi (hissedar yapılması) gibi arayışlar, ecîrlik sisteminin de çatırdamaya başladığını gösterir.

Nasıl ki geçmişte “Bir insan başka bir insanın malı olamaz” denilerek kölelik yıkıldıysa; gelecekte de “Bir insan, sırf yaşayabilmek için ağır şartlar altında sermayenin kölesi/ücretlisi olmaya mahkûm edilemez” anlayışı galip gelecek ve insanca bir paylaşım düzenine (malikiyet ve serbestiyet) geçilecektir.

Çetin Kılıç

Rnk

Sende yorum yazabilirsin