Bediüzzaman’ın aşkı, zindanları ona cennet eylemiştir. Ama bu aşktan mahrum olanların sarayları kendileri için zindan olmuştur. Bu sebepten dolayıdır ki Bediüzzaman: “O’nu (Allah’ı cc) tanıyan ve itaat eden zindanda dahi olsa bahtiyardır. O’nu unutan saraylarda da olsa zindandadır, bedbahttır.” demiştir. Bediüzzaman’ın aşkı şiddetli bir muhabbettir. Bediüzzaman bu muhabbetini mecazi mahbuplara, sahte ve çakma sevgililere harcamaz. Onun aşkının hedefinde Allah vardır. (Doç. Dr. Vehbi Karakaş’ın yazısı..)
Devamını oku ›Yazıları Gönderen:Kalem
Mustafa Sungur Abi Mevlidi Yapıldı
Merhum Mustafa Sungur Ağabeyin vefatının ikinci yılında Arslanbey Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen mevlid programına yoğun bir katılım oldu. Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin talebelerinden Hüsnü Bayram, Mehmet Fırıncı ve Abdullah Yeğin ağabeylerin katıldığı programa Türkiye’nin bir çok ilinden ve yurt dışında da gelenler oldu. Üsküdar Karacaahmet Şakirin camiinde Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda mevlid okundu, Risale-i Nur’dan “Konuşan Yalnız Hakikattır” dersi yapıldı ve dualar edildi. Öğle namazının kılınmasının ardından sona eren program caminin yanındaki külliyede devam etti.
Devamını oku ›Aleviler ve Ehl-i Sünnet’in Buluşma Noktası; “Risale-i Nur”
Aslında Hz. Ali (r.a.) muhabbetinin mütemmimi olan Al-i Beyt sevgisi Alevilerde olduğu gibi Sünnilerde de temel bir olgudur. Zaten Ehl-i Beyt sevgisi Kur’an’ın öngördüğü bir sevgidir. Bediüzzaman, “Dedi ki, vazifem karşılığında sizden bir ücret istemiyorum; sizden istediğim ancak akrabaya sevgi ve Ehl-i Beytime muhabbettir” (Şura, 23) ayet-i kerimesinin tefsirinde, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) Al-i Beyte karşı ümmetin sevgisini istediğini belirtir. Hz. Peygamber (s.a.v) bir hadisinde, “Size iki şey bırakıyorum, onlara temessük etseniz, necat bulursunuz: Biri Kitabullah, biri Al-i Beytim” buyurarak Al-i Beytinin önemini vurgulamıştır.
Devamını oku ›Bence Mezhebi..
Aslında süreç tersinden işliyor genelde. Genelde Allah’ın haram kıldıklarını kendimize helal ediyoruz. Öyle yorumluyoruz ayetleri; allem edip kallem edip bence mezhebine tabi tutup; tesettürün, namazın, orucun aslında olmadığını ilan ediyoruz nefsimize. “Niye korktun olum, yok ki zaten öyle bir şey İslamda” deyip okşayı veriyoruz nefsimizin ensesini. Ya da azcık nefsimizin hoşuna gitmeyen bir zekat hükmü görsek , bir şekilde kendi “ hayrımıza(!) “ bir fetva veriyoruz ya da buluyoruz fetvayı bu mezhebe mensup birilerinden. (Asuman Kılıç’ın yazısı..)
Devamını oku ›Her Ayın İlk Pazar Günü Genç Kız ve Hanım Derslerine Davetlisiniz!
Gelecek nesli yıkıcı bir ateş olmaktan kurtarmak “Anne”nin vazifesidir. Tüm genç kız ve hanımların davetli olduğu derslerimizde aklınıza takılan sorulara cevap bulurken, Risale-i Nur’lar ışığında yapılacak mütalaalarla da ruhunuz rahat bir nefes alacak. Muhterem hocamızın letafetli uslubuyla lazım olan emniyet, samimiyet, hürmet ve muhabbet gönül dünyanıza işlenecektir. Dersler Her Ayın İlk Pazar günü Fatih, Ali Emiri Kültür Merkezi’nde, 11:30 da yapılacaktır.
Devamını oku ›









