Ramazan orucunun Cenab-ı Hakk’ın rububiyetine, insanın ferdî ve sosyal hayatına, nefsin terbiyesine ve ilahî nimetlerin şükrüne bakan hikmetleri vardır. Bize düşen ise bu mübarek ayda, nefsimizin rububiyetini kırmak, aczimizi, zaafımızı ve fakirliğimizi anlayarak hakiki ubudiyet ahlakını kuşanmaktır… (Ömer Baldık’ın yazısı..)
Devamını oku ›Yazıları Gönderen:Kalem
Sabit Bin Kays (R.A.) Kimdir?
Peygamber efendimiz(sav), Medine-i Münevvere’ye teşrif ettikleri zaman, müslümanlar bayram yapıyor, fevkalâde sevinç içerisinde coşuyorlardı. Sabit İbnu Kays İbnu Şemmas(ra) Peygamber efendimiz(s av)’i, büyük bir süvari grubuyla karşıladı. Son derece, fasih ve beliğ olarak, “Biz kendimizi ve çocuklarımızı nelerden koruyorsak, sizi de onlardan koruyacağız. Buna karşılık bize neyi va’dediyorsunuz?” şeklinde güzel sözler söyledi. Hz. Peygamberimiz(sav) bu samimi karşılama ve suâle karşı tek kelime ile cevab verdiler; -“Cennet.” Orada olan herkes bu cevabdan çok memnun olup, hepsi; -“Razıyız” dediler… (Çetin Kılıç’ın yazısı..)
Devamını oku ›Sebeplerin bittiği nokta!
Birinci Lem’a’da geçen “esbap bilkülliye sukut etti.” ifadesini günlük hayatımızda ararken hayatımızın her anını sarmış da haberimiz yokmuş. Gençliğimizde sıktığımız taştan su akıyordu, arkamızdan methiyeler, pra ganimet, mal mülk sürüsüyle idi. Bir gün ansızın hastalanıp, yataklara düşüyoruz ki ilacın biri bin para ama fayda vermiyor. İşimizi kuruyor, yuvamızı oluşturuyoruz, derken evlatlara isteklerimiz istikametinde olmalarını istiyoruz. Dizimizin dibine çekiyoruz, dün bize yapılanlar gibi. Nasihatlerimizi damarına dokundurmadan anlatıyoruz, geniş zamanlı cümleler kurarak.. (Mehmet Çetin’in yazısı..)
Devamını oku ›Bera Bin Mâlik (R.A.) Kimdir?
Enes bin Mâlik’in(ra) kardeşi olan Berâ bin Mâlik(ra), Resûlullah(sav)’ın himaye ve tedrisi altında ilmî hizmetlerde olduğu kadar, kendisine mümtazlık vasfı kazandıran maddi ve manevi fetihlerde de bulunmuş bir sahabidir. Her iki kardeş de, nübüvvet nurunun zengin parıltılarına mazhar olarak, hayatları boyunca İslam hizmetinde bulunmuşlardır. (Çetin Kılıç’ın yazısı..)
Devamını oku ›İhtilaf ve benzeri kavramlar..
İftirak ya da tefrika; fırkalara, gruplara ayrılma demektir. ‘Allah’ın ipine topluca sarılın fırkalara ayrılmayın’ (3/103) ayeti kerimesi de hem tefrikayı kötüler, hem de giderilmesinin yolunu gösterir: ‘Allah’ın ipine cemaat olarak sarılmak’. O halde ‘benim ümmetim de yetmiş üç fırkaya ayrılacak. Birsi hariç hepsi cehennemliktir. O birisi Cemaattir…’ hadisi şerifindeki ‘cemaat’, sahabe ittifakı olarak açıklanmıştır. Çünkü benzer bir hadiste Hz. Peygamber ‘cemaat’ı ‘benim ve ashabımın yolu’ diye tanımlar. Allah’ın ipi ise Kuranı Kerim’dir. Aslında Kuranı Kerim’e sarılmadığını söyleyen bir İslamî grup yoktur. Ama mesele, Hz. Peygamber ve sahabe gibi inanmaktır. (Prof. Dr. Faruk Beşer’in yazısı..)
Devamını oku ›








