Mademki hak (İslamiyet) her zaman galiptir, neden kâfir, Müslüman’a galiptir? Her Müslüman’ın her vasfı İslam’a uygun olması gerekirken her zaman böyle olmuyor. Her kâfirin her vasfı da İslam dışı olması gerekirken, bu da olmuyor. Demek ki, kâfirdeki İslamî prensipler, Müslüman’daki kâfir prensiplerine galebe çalmaktadır. Mesela ilim, teknik, çalışkanlık, beceriklilik İslam’ın malıdır; Cehalet, tembellik, beceriksizlik gibi gavur âdetleri de Mekke-i Mükerreme’deki Müslüman’da bulunsa… İsrail’deki İslamî prensipler, Mekke’deki gavur prensiplerine galip gelir. (Hekimoğlu İsmail’in yazısı..)
Devamını oku ›Yazıları Gönderen:Kalem
“Dünya”yı sevelim ama nasıl?
Dünyayı âhiretin tarlası ve Allah’ın isimlerinin aynası hükmünde görerek sevmenin âhiretteki neticesinin, dünya kadar, fakat fânî dünya gibi fânî olmayan bâkî bir Cennet olduğunu bildiriliyor. Cenâb-ı Hak bizi, dünyayı âhiretin tarlası ve Allah’ın isimlerinin aynası görerek sevenlerden eylesin ve fani dünyanın fitnelerinden bütün Müslümanları korusun. Âmin. (Süleyman Kösmene’nin yazısı..)
Devamını oku ›Risale-i Nur’lar Tamilce’ye Çevriliyor. (Sri Lanka Mektubu)
Muhammed Asım Alavi tarafından Tamil Diline (Tamilce; Hindistan’ın Güneyinde, Sri Lanka’ya yakın olan bölgede 65 milyon insan tarafından konuşulan, 2000 yıllık geçmişi olan bir dildir) çevrilen Uhuvvet, Hutbe-i Şamiye, İhlas ve Küçük Sözler, Sri Lanka’nın Batticaloa şehrinde faaliyet gösteren ve ismini Tebessüm Merkezi olarak Türkçeye çevirebileceğimiz bir sivil toplum kuruluşuna hediye edildi.
Devamını oku ›Müslüman ülkeler neden sefil durumdalar?..
Beş menfi esas üzerine kurulmuş olan Avrupa Medeniyeti maalesef insanların manevi duygularını yok ederek canavar, vahşi hayvanlar seviyesine indirgemiştir. Yok ettiği manevi duyguların yerlerine sadece kendi egosunu düşünen, hissiz ve taşlaşmış duyguları ikame ettiğinden, dünya kanlı savaşlara, katliamlara sahne olmaktadır. Bu ruhu ve bu canavar duyguları taşıyan batının içinde bulunduğumuz bu asırda farklı bir maskeyle (medeniyet) hayatını devam ettirdiğini görüyoruz.. (Recai Albay’ın yazısı..)
Devamını oku ›Kainat Kitabı’nın Harika Ayetleri..
Sonuca ve hikmete bakmak, Kur’ân’ın ders verdiği tefekkürün en önemli şartıdır. Bu yöntem, özellikle zamanımızda, çok sık egzersizlerle pekiştirilmeye ihtiyaç göstermektedir. Çünkü zamanımızın egemen anlayışları, herşeyi hikmetten soyutlayarak bir anlamsızlık ve amaçsızlık çukuruna atmak itiyadındadır. Hergün bizi medyanın tüm araçlarıyla propaganda sağanağına tutan bu inançsızlık akımları, yerde ve gökte olan hiçbir şeyin temelde bir anlamı ve amacı olmadığı düşüncesini zihinlerimize kazıyıp durmaktadır. Hayatın en göz kamaştırıcı mucizeleri bile, bu akımlarca bütün anlamından ve hedefinden soyutlanır ve tesadüfe, tabiata, bilinçsiz sebeplere havale edilir. (Ümit Şimşek’in yazısı..)
Devamını oku ›













