Bilimler güya bize evreni anlatacakken, konuşan kâinatı lal bıraktı, dilsiz hale çevirdi. Kafalarındaki şirki, inkârı, nihilizmi Allah’ın insan için hazırladığı hizmetçileri olan varlıklara yaydılar. Onları, birer harf iken müstakil, bağımsız varlık haline getirdiler. Bediüzzaman bilimlerin bu şirk vaveylasına isyan etti, bütün varlıkları Allah adına konuşturdu… (Prof. Dr. Himmet Uç’un yazısı..)
Devamını oku ›Yazıları Gönderen:Kalem
Farkında Olmadan Kullandığımız Kelimeler-2
İnsanoğlunun çaresiz kaldığında aczini ifade eden hâli çok rikkatime dokunur. Sebeplere teşebbüs ettikten, yapılacakları yerine getirdikten, elindeki imkânları bütünüyle kullandıktan sonra “yapacak bir şey yok” der. Gerçekten yapacak bir şeyi yok mu insanoğlunun? Yapacağımız en önemli şey dururken neden yapacak bir şey kalmasın ki? (Mehmet Çetin’in yazısı..)
Devamını oku ›Diyanet’ten Risale-i Nur İle İlgili Müjdeli Haber!
Kanun ve kararnameyle telif ve yayın hakları Diyanet İşleri Başkanlığına verilen Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin telif ettiği Risale-i Nur Külliyatının tamamının 2015 yılı içinde basılmış olacağı öğrenildi. Her türlü tahrifatı yapmaktan çekinmeyen bazı medya kuruluşları ise şu ana kadar bandrol için herhangi bir başvuruda bulunmadı. Bandrol alması durumunda Bediüzzaman’ın eserlerini aslına uygun basmak zorunda kalacağı için bandrol almamakta ısrar eden bu kuruluşlar “Risale-i Nur Külliyatı engelleniyor” kara propagandasını yapmaya devam ediyor.
Devamını oku ›Kar Yağarken Düşünmek
“-Bir Allah var.” diyen, Allah’a iman etmiş sayılır mı? Dinde lakayt, hattâ din düşmanı gibi söz ve tavırları olanların, yeri gelince: “- Biz de Allah’a inanıyoruz. Sadece siz mi Müslümansınız, Müslümanlık sizin inhisarınızda mı?” şeklinde konuştukları olur ve bu konuşmalarının nasıl yorumlanması gerektiğini düşündürür. Çok kısa bir şekilde ve gereklilik-yeterlilik bakımından bu sorunun cevabı verilirse: “- Allah var.” demek, Allah’a iman etmiş sayılmak için gereklidir; fakat yeterli değildir. (Prof. Dr. Mustafa Nutku’nun yazısı..)
Devamını oku ›Türkiye Yeşilay Cemiyeti
Birinci Dünya Savaşı’ ndan sonra yurdumuzu işgal eden düşmanlar Müslüman kimliğini içten çökertmek için çareler aradılar. Gemilerle getirdikleri alkolü fazla içkileri bilhassa gençlere ulaşacak şekilde dağıttılar. Ülkemizde kısa bir zaman sonra içki ve uyuşturucu madde alışkanlığı bir salgın halini aldı. Bilhassa yurt müdafaasında faal unsuru olan gençlerimize ulaştırıyorlardı… (Çetin Kılıç’ın yazısı..)
Devamını oku ›








