Yazıları Gönderen:Kalem

Yeni Bir İman Mektebi Olarak “Risale-i Nur”

Kur’ân’ın konusu kâinat olduğu gibi, ilimlerin de konusu kâinâttır. Kur’ân da, ilimler de, kâinat kitabının bablarını ve fasıllarını, sûrelerini ve âyetlerini izah etmektedirler. O halde hakiki hikmet ve ilimlerden hiçbirinin Kur’ân’a muhâlif olması mümkün değildir. Zira Kur’ân, kâinat kitabının müellifi tarafından yapılan tercümesidir; ilimler ise, aynı kitabın acemileri ve mübtedîleri tarafından yapılan izahıdır. Fizik, kimya ve matematik gibi ilimler, kâinât kitabının hükümlerini açıklayan fenlerdir. (Prof. Dr. Ahmed Akgündüz’ün yazısı..)

Devamını oku ›

“İman Cennet’in, İnkar Cehennem’in Çekirdeğidir” Ne Demektir?

Tûbâ ve zakkum arasında şu muhakemeyi de yapabiliriz: İyiyi ve güzeli tuba ağacı temsil eder, kötülüğü ve çirkinliği ise zakkum ağacı. Merhamet ve sevgi erleri tûbâ ağacının meyvesinden yemişler, düşmanlık ve kin duygularıyla dolup taşanlar ise zakkum ağacının acı suyundan içmişlerdir. Tûbâ bir cennet ağacı olması hasebiyle güzellikte, itaatte ve imanda meyve vermiş; zakkum ise bir cehennem ağacı olduğu için ateşte, isyanda ve anarşide çiçek açmıştır.

Devamını oku ›

“El – Bari” (Esma’ül Hüsna – Allah’ın Güzel İsimleri) (Video)

El-Bari; Kusursuz yaratan’ demektir. Bu isimde el-halıkisminden farklı olarak şu manalar vardır; 1- Bir kalıptan döker gibi düzgün, tertipli ve güzel bir şekilde yaratan, 2- Mahlukların aza ve cihazlarını birbiriyle uyumlu bir şekilde yaratan,
3- Her varlığı kainattaki umumi nizama ve gayelere uygun bir şekilde yaratan demektir. Şimdi bari isminin bu üç manasını kainat kitabının sayfalarında okumaya çalışalım.. (Seyrangah.TV den Allahı sevdiren videolar serisi..)

Devamını oku ›

Güya Allah’ı Takdis Ederken…

“Bence doğrusu budur!” demekle vahyi o kafadaki doğruya göre eğip bükmektir. Böylelerinin diline baksanız, İslam bugüne kadar hiçbir zaman yaşanmamıştır. Ancak onlar gelince bazı şeylerin farkına varılmış, onlar aydınlatmıştır insanları. Onların aklına sığmayan din, uydurulmuş dindir. Uymayan hadis, uydurulmuş hadistir. Uymayan âlim, çakma âlimdir. Uymayan veli, çakma velidir. Kendi parçasını bütünün kendisi sanan bu zevata karşılık Bediüzzaman’ın ‘hakikati inhisar altına almayan’ duruşu ne anlamlı bir duruştur. (Ahmet Ay’ın yazısı..)

Devamını oku ›

Siyasi Partiler Nasıl Değerlendirilmeli? Kıstaslar ve Ölçüler Nelerdir?

Hiç hata ve kusuru olmayan bir parti ve hükümet isteğinde bulunmak, olmayacak şeyi istemek, yani, muhali talep etmektir. Kusursuz hükümet talebinde bulunan bir kimse bin sene de yaşasa, gelecek hiç bir parti ve hükümet beğenmeyip onun aleyhinde bulunacaktır. Onun için “hatasız hükümet” yerine “en az kusurlu hükümet” isteğinde bulunmak, en akli ve mantıki olan yoldur. (Mehmed Kırkıncı’nın yazısı..)

Devamını oku ›