Hakiki Nur talebeleri tevazu, mahviyet ve terk-i enaniyet gibi meziyetlerinin iktizası olarak hizmeti Nuriyede bulunurken böyle şa’şaalı, cazibedar ve tezahüratlı faaliyetleri esas alamaz. Belki esas vazife-i Nuriye ve mânevi hizmet hayatı, a’zami ihlas ve sadakat üzere tam ve ciddiyetle muhafaza edilmek ve hâslar dairesinin manevi merkeziyeti ve müessiriyeti tam yerleşmiş olmak ve geniş dairedeki faaliyetler meşruiyet içinde Nur’a muvafık tutulmak şartıyla, hem bu faaliyetlerin lüzüm derecesinin imana nispetle ikinci ve üçüncü derecede olduğunun da şuurunda olmak ve haslar dairesini korumak kaydiyle, içtimai faaliyetlerin hizmet-i diniyeye vereceği faydaları, hatalarını, hatalarını örtebilir veya aşabilir ve bu şartlarda makbuliyeti kazanabilir.
Devamını oku ›Yazıları Gönderen:Nâbî
“Sen bize yetersin” ile yetinmek
Oysa kimi vekil tayin ettiğini baştan söylüyorsun, Allah bana yeter, Allah bize yeter, işte ben O herşeye yetene teslim oldum, O’nun vekaletine sığınıyorum, diyorsun.
Devamını oku ›Sevgi Sınavı
Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse, o aç kalacaktır. Ve kim ki, kardeşini düşünür de doyurursa, o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz. Şunu da unutmayın ki, hayat pazarında alan değil, veren kazançlıdır her zaman…
Devamını oku ›Müsbet Hareket Mizacı
Müsbet hareket: yapıcı, onarıcı, tamir edici fikir, his ve davranışlar içinde olmak; dolayısıyla kırıcı, bozucu, tahrip edici, iğneleyici halet-i ruhiye ve lafızlardan uzak durmak; problemi büyütücü değil, çözümleri üretici şekilde hareket etmek demektir. İsminden de anlaşıldığı gibi bu anlayış bir harekettir, yani uygulamada kendi gösteren bir bakış açısıdır. (Nabi’nin yazısı..)
Devamını oku ›Günde 2 Milyon Ekmek
Gözlerimi gayrı ihtiyari gökyüzüne çevirdim, toplumda gördükleri kötüleşme karşısında eskilerin dillendirdiği meşhur söz geldi aklıma; “Taş yağacak başımıza”. Masmavi gökyüzüne bakarken içimden sadece şunu söyleyebildim; “Eğer bize azap edecek olursan biz bunu kesinlikle hak eden bir topluluğuz. İnşallah azmaları için mühlet verilenlerden olduğumuz için değildir bu dinginlik, inşallah katında bize rahmetini indirmen için şefaat edicilerimiz daha çok olduğu içindir…” (Nuriye Çakmak)
Devamını oku ›













