Öyle bir hız ve haz asrında yaşıyoruz ki “hiç bir şey kararında kalmıyor”[1] Bu sebeple niyetimizi, amelimizi, âlemimizi, itikadımızı muhafaza etmeye çaba sarf etmeliyiz.
Devamını oku ›Yazıları Gönderen:Muhammed Numan
Risale-i Nur’u İtibarsızlaştırma Planları-2
Bugün dünyaya baktığımızda; bilgi yağmuru altında fikren susuz kalmış bir insanlık görüyoruz. Herkes konuşuyor, herkes hüküm veriyor, herkes kendi doğrusunu dayatıyor. Ama hakikati arayan gönüller, gürültünün içinde kaybolmuş hâlde. Tam da bu gürültü çağında Üstâd’ın işaret ettiği “en büyük ihsan”ın ne kadar isabetli olduğu ortaya çıkıyor.
Devamını oku ›Risale-i Nur’u İtibarsızlaştırma Planları
Son yıllarda Türkiye’de ve İslâm dünyasında dinî kavramlar, mezhepler, cemaatler ve özellikle Risale-i Nur gibi manevî kaynaklar üzerinden oynanan oyunların dikkat çekici ölçüde arttığını görüyoruz. Tarih boyunca daima hakikati temsil eden yapılar, sadece açık saldırılara değil; gizli, dolaylı, karmaşık ve çoğu zaman tespit edilmesi zor olan psikolojik operasyonlara maruz kalmışlardır.
Devamını oku ›Âlem-i Gayb Hakkında
Âlem-i Gayb Hakkında İnsan, yalnız gördüğü âlemi hakikat zannedip, mâzî ve istikbali ademle mahkûm ettiği vakit; hem kaderi inkâr eden bir vehme, hem de hayatı mânâsızlaştıran bir zulmete düşer. Hâlbuki Risale-i Nur’un nuranî dersleri, bu karanlığı dağıtan bir şems-i hakikattir. Üstad Bediüzzaman Hazretleri, Onuncu Söz’ün Zeylinin İkinci Parçası’nda, Âlem-i Gayb’ın mahiyetine dair öyle bir pencere açar ki, geçmiş ve gelecek […]
Devamını oku ›Ey Nurcular Gelin Nurlara Kulak Verelim
Risale-i Nur Külliyatı, bu asrın iman yaralarına Kur’ân’dan süzülen bir reçetedir. Bu eserler etrafında teşekkül eden hizmet anlayışı, bir cemiyet kurma, bir güç oluşturma veya bir taraf olma gayesi taşımaz. Bilakis, imanı kurtarmak ve muhafaza etmek gibi ulvî ve ağır bir vazifeyi esas alır. Gizli ajanda tutmaz.
Devamını oku ›













