Bir noktayı insan kendisine cihan yapmalı ve o cihana hakim olmalıdır. Yani bir gaye-i hayali olmalı ve o gayesi için o işin en ince ayrıntısına dek öğrenmeli insan. Çünkü insanın bir noktasında güneş kadar zeka var. İnsan iman ile ve imanın verdiği ziya ile buna daha çabuk ulaşabilir. İstidat ve kabiliyetlerini, meyil ve emellerini o gayesine tevcih ettirerek inkişaf edebilir. (Muhammed Numan ÖZEL)
Devamını oku ›Kategori: Günlük Paylaşımlar
Okuduğum Halde Neden Sıkıntı Çekiyorum?
Risale-i Nur hakikatları, insana insanlığı ihtar eden bir muhtardır makamındadır. Muhtar makamında olmak ve kendisine daima bir hayırhah ve nasih olarak kabul etmek gerektir. Risale-i Nur’a muhatap olmak ise ciddi mana emek, zaman, gayret sarf etmekle mümkündür. Lakin sadece bunlarla netice almak söz konusu olmuyor. Okunan ve tahsil edilen şeylerin hayatta tecellileri tezahür etmelidir. (Muhammed Numan ÖZEL)
Devamını oku ›Musibetlerin bir kısmı gafleti dağıtır
Asıl musibet ve muzır musibet, dine gelen musibettir. Musibet-i diniyeden her vakit dergâh-ı İlahiyeye iltica edip feryad etmek gerektir. (Abdülkadir Haktanır)
Devamını oku ›Ehl-i imanın Nizasında Temel Sebep
Tenasübü ve neticesi olan tesanüdü tarumar eden esbabın başında temasül gelmektedir. Yani birbiriyle emsal olmaktır. Bu emsalik, yaş, maddiyat veya kemalat olmak üzere bir çok şey hususunda olabilir. Bu hususlar tenasübü değil taannüdü getirmektedir. Bu inatlaşmak ise çok vahim neticeler verebilmektedir. (Muhammed Numan ÖZEL)
Devamını oku ›9 yaşındaki Esra’dan ibretlik sözler
Minik kız annesinin yüksek sesle ağlamasından rahatsız olmuş ve şöyle demiş “Niye bu kadar çok ağlıyorsun ki anne? İmanı olan ve imanıyla yaşayanlar için ölüm ve ahirete gitmek korkulacak bir şey mi?”
Devamını oku ›










