Kategori: Yazılar

Mahşerde bizi kurtaracak ameller!

Mahşerde bizi kurtaracak ameller!

“Dilerseniz Kıyâmet günü Allah’ın mü’minlere ilk söyleyeceği söz ile mü’minlerin Allah’a ilk söyleyecekleri sözü size haber vereyim: Allah mü’minlere: “Bana kavuşmayı arzû eder miydiniz?” buyurur. Mü’minler: “Evet, ey Rabbimiz.” derler. Cenâb-ı Allah: “Niçin?” diye sorar. Mü’minler ise.. (Süleyman Kösmene’nin yazısı..)

Devamını oku ›
Huzeyfe Bin Yeman (r.a.) Kimdir?

Huzeyfe Bin Yeman (r.a.) Kimdir?

Fitnenin evvela hak kisvesine büründüğünü, cahil kimselerin bunu hak zannettikleri ve akabinde insanları önüne katıp götürdüğünü belirtti. Kendisine fitnenin çok olduğu yerlerin nereler olduğu sorulduğunda “İdarecilerin kapılarıdır.”buyurdu. Huzeyfe(ra), çevresinde bulunan birine, insanların en kötüsünü öldürmesi halinde, bu duruma sevinip sevinmeyeceğini sordu. “Sevinirim,” karşılığını aldıktan sonra ona, “o zaman öldürdüğün kişiden daha kötü olmuş olursun,” şeklinde ikazda bulundu. (Çetin Kılıç’ın yazısı..)

Devamını oku ›
Türk Edebiyatında Deneme – 2

Türk Edebiyatında Deneme – 2

İzlenimci eleştirinin edebiyatımızdaki temsilcisi Nurullah Ataç olarak kabul edilir. Onun bütün yazıları deneme niteliklidir. Dergilerde isimli derlemede dergi haberlerini bile eleştirirken öznelliğini korur. Onun denemelerini Fahir İz yorumlar. ” Onun bir çığır açıcı, yol gösterici, fikir kımıldatıcı, iyi ile kötüyü ayırt edici olarak birleştiği Şinasi ile Gökalp’tan ayrı bir yanı da var:  Eski Osmanlı kültürü ile Batı kültürünü iyice sindirmiş […]

Devamını oku ›
Hadiselerle nasıl konuşulur?

Hadiselerle nasıl konuşulur?

Öyle zamanlar oldu ki, neredeyse hastalandığıma sevindim. Eğer hastalanmasaydım, dedim, kim bilir şimdi nerede dolaşıyor olacaktım.

Devamını oku ›
Kalb

Kalb

”Evet, şu kâinatta insan bir fihriste-i câmia olduğundan, insanın kalbi binler âlemin harita-i ma’neviyesi hükmündedir.”( Bediüzzaman, Telvîhât-ı Tis’a) Çekirdek mahiyetinde olan kalb, ”iman, İslâm ve ubûdiyyet” le çalıştırılsa, hem âlem-i vücûbun keşfine erişir, hem de Cennet gibi bâkî bir meyve verir. ”Ubûdiyyet toprağı” altında, ”imân ziyâsı”yla, ”İslâmiyet suyu”yla, ”kelime-i tevhîdin nesîmi”yle buluşan kalb, gerçek gayesini, vazifesini ve mahiyetini anlamış/kavramış olur… (İsmail Aksoy’un yazısı..)

Devamını oku ›