Kategori: Yazılar

Üstad Bediüzzaman Hazretleri (Şiir)

Üstad Bediüzzaman Hazretleri (Şiir)

Biz Üstad olarak Bediüzzamanı seçtik,              Günümüze cevapsız kalan çoğunu  geçtik, Üstad zorla ektiğini, biz rahatla biçtik, Nurun âb-ı hayatından doya doya içtik.   Ben Üstad’la Nur’ları, haddim değil övemem, Takdirinden acizim dır hakkını veremem, Üstadımın düşmanlarını kalpten yererem. Âlem şâhid olsun ki, Üstadımı severim.   Üstad nelere katlandığını, ben bilirim, Fakat anlatamam çünkü naçiz dır kalemim, Dehre yazmak isterim amma, […]

Devamını oku ›
Başarılı Olmanın İki Sırrı: “Sabır ve Sebat”

Başarılı Olmanın İki Sırrı: “Sabır ve Sebat”

.. Bir ara laboratuarında yangın çıktı ve tüm notları yanıp kül oldu. Herkes Edison’un, “Artık her şey bitti, bu iş olmuyor, zaten ben de yaşlandım” demesini beklerken, o yapacağı yeni başlangıçların heyecanını yaşıyordu. Edison’un kararlılığını (sebat) okuyamayan genç bir gazeteci yanına yaklaştı ve haline acıyarak, “Çok geçmiş olsun üstat” dedi, “maalesef tüm emekleriniz yandı.” “Çok şükür tüm hatalarım ve yanlışlarım yandı” diye karşılık verdi Edison, “artık sıfırdan başlayabilirim!” (Yavuz Bahadıroğlu’nun yazısı..)

Devamını oku ›
Günahtan arındıran bir çeşme: Tevbe Namazı

Günahtan arındıran bir çeşme: Tevbe Namazı

Yıllardır tanıdığım dindar bir genç vardı. Ne zaman görüşsek hep hayırlı, sevinçli ve müjdeli konular üzerinde konuşurduk. Ama bu kez hiç de öyle değildi. İstikamet üzere giden hayatı sarsılmış, ayağı sürçmüş, bir tuzağa düşmüş ve büyük bir günaha girmişti. Uzun bir telefon görüşmesi yaptık. İçine düştüğü problem, dünyasını ve ahiretini karartacak derecede çıkmaza sokmuştu. Allah’tan başka hiç kimsenin bilmediği sıkıntısını, belki bir çözüm sunarım ümidiyle bana açmıştı. Ancak yaptığı bir hatanın öyle kötü sonuçları vardı ki, aklıma hiçbir çözüm gelmiyordu.

Devamını oku ›
“Ölüm Gerçeği” Karşısında İnsanın Çaresizliği..

“Ölüm Gerçeği” Karşısında İnsanın Çaresizliği..

İnsan ölünce, dünyadaki makam ve mevkiler gibi, sıfatlar da biter… Dünyevi olan her şey geride kalır… Değerlendirme kriterleri de doğal olarak farklılaşır… Meselâ, “iyi insan mıydı?” diye sorgulanır. Ama bir insanın gerçek anlamda “iyi” mi, “kötü” mü olduğuna, öteki insanlar karar veremez. Bu kararı ancak ve sadece Allah verir: Allah’ın belirlemesi ise, kendi buyruğunun gereği olarak, dünyevi kriterlere göre değildir… Yani ne kadar başarılı, ne kadar becerikli, ne kadar istikrarlı, ne kadar ihtişamlı olduğuna bakmaz… (Yavuz Bahadıroğlu’nun yazısı..)

Devamını oku ›
Nasıl bir sevgi, kalbi doyurur?

Nasıl bir sevgi, kalbi doyurur?

Nakşibendi şeyhlerinden biri, müritleriyle birlikte hacca gitmiş. Kâbe’deyken bir müridine dönerek, “Eline bir çekiç al ve Kâbe’nin duvarını kırmaya başla!” demiş.

Devamını oku ›