Sizi mutsuz eden büyük bir derdiniz mi var? Ulaşmak istediğiniz muhteşem bir idealin peşine mi düştünüz? Huzursuzluk, ailenizin ayrılmaz bir parçası mı oldu? Birisi kalbinizi mi kırdı? Önemli bir sınava mı gireceksiniz? Günü gelmiş bir borcunuzu hâlâ ödeyemediniz mi? İşsiz misiniz? İşten mi atıldınız? İşinizde bir türlü arzuladığınız başarıyı yakalayamadınız mı? İyi bir evlilik mi istiyorsunuz? Çocuğunuz mu olmuyor?
Devamını oku ›Kategori: Yazılar
Kim neyi arıyorsa, o kişi odur!..
Hadiselerin üzerine çıkabilmek ve onları kendimizden ayrı düşünmek, doğru karar verebilmemizde en mühim esastır. Bunun için başkasının derdine derman bulabiliriz amma kendi derdimize derman olamayız. Bu demektir ki, derdi çarşaf gibi başımıza geçirmişiz ki, etrafımızı göremiyoruz… (Hekimoğlu İsmail’in kaleminden..)
Devamını oku ›Güllerin Efendisi (Şiir)
Ey güllerin Efendisi, Ve ey başımdaki tacım, Sana bakmaya yüzüm yok,Fakat sana çok muhtacım.
Günah bataklığındayız, Dünyamız çekilmez oldu, Bu günah bataklıkları, Başımıza bela oldu.
Bediüzzaman’ın İlk Defa Sürgün Edilişi (Şiir)
Erek Dağı eteğinde hayatını sürdürür, Orada bir mağarada her kesten uzak durur.
Şeyh Said hadisesiyle hiçbir ilgisi yoktu, Ancak O’na iftiralar atan insanlar çoktu.
Hatta olay öncesinde O’na haber verdiler, Destek vermeleri için yardım da istediler.
Yastık kölesinin hikayesi
Yastığa otururken, bir anda gönlü ısınmış ağaya. O köyde yaşamaya, o adama köle olmaya karar vermiş. Karnının doyması yetermiş ona. Başka bir şey aklından bile geçmiyormuş. (Cüneyd Suavi’nin kaleminden güzel bir hikaye..)
Devamını oku ›













