İçimizden yükselen bir ses: “Dualarımda mükerrer defa istediğim bazı ihtiyaçlarım var, kimseye zararı olmayan bu isteklerim neden verilmiyor, neden dualarım kabul olmuyor?” sorusu ile kalb ve aklımızı meşgul eder.. Bir yanda “duaya devam et” diyen imanımız, diğer yanda hikmeti sorgulayan sabırsız nefsimiz, bizi iki arada bir derede bırakır.. Belki dua ile acizane fakirane Rabbimize dönen kırık gönlümüzün halet-i mahzunanesini rencide eder. Peki nedir duanın aynıyla, hemen kabul edilmeyişindeki hikmet?
Devamını oku ›Kategori: Yazılar
Gönüllü Köleler…
Daha çeşit çeşit kölelikler var. Sigarayı bırakamayan sigaranın kölesi. İçkiyi bırakamayan içkinin kölesi. Kısacası insanların ekserisi nefsinin kölesidir. Nefsinin istediğini yapanlar nefsinin kölesidir. Ondan sonra gelir, rejimin köleliği. Manevî değerlerini kaybedenler anarşinin kölesi. Anarşi evvela şahsın vücudunda başlar. Akıl, natürist eğitimin kölesi, kalp materyalizmin kölesi.
Devamını oku ›Niçin Risale-i Nur ve Bediüzzaman?
1960 Darbesinden sonra, konsey üyesi bir paşa, bir Nur talebesini sorguluyor: Gazâli’nin, Mevlâna’nın ve Rabbâni’nin kitaplarını okumak yerine, niçin hep Risale-i Nur okuyorsunuz? Niçin Said Nursi’yi seviyorsunuz? Üstelik de bir sürü tatkibata, sorgulamalara, hapislere ve sıkıntılara rağmen, niçin bunda bu kadar çok ısrar ediyorsunuz?…
Devamını oku ›Bir Haftalık Evliya
Bu büyük buluşumu uygulamak üzere daha birkaç adim attığımda, neye uğradığımı şaşırıyorum. Moda mıdır nedir bilmiyorum ama hanımların çoğunda pantolon var. Altlarında da aynen benimkiler gibi ucu küt, tabanı geniş erkek ayakkabısı veya koca koca asker postalları. Anlaşılan dikkatli olmalıyım. Başımı hiç kaldırmadan giderken, yanımdan geçen kadınların seslerini duyuyorum. (Cünyet Suavinin bu güzel hikayesinin devamı için başlığa tıklayınız..)
Devamını oku ›İnsan Kendini Sevmeli midir?
Bir gün başarılıdır, kendini sever, takdir eder hayran kalır. Bir gün ise değildir, kendine kızar, hatta nefret eder. Bir gün güçlüdür, kendinden geçer; bir başka gün zayıftır, kendini yerin dibine batırır. Bugün kazanır, yarın kaybeder. Bugün genç ve güzeldir, yarın bir trafik kazasında yüzü yaralanır, aynayı eline bile almaya cesaret edemez. Ya da yolunun üzerinde yaşlılığın alametleri belirir günbegün. Her gün biri siyah biri beyaz iki fare hayatını kemirmektedir. (Yazının devamı için başlığa tıklayınız..)
Devamını oku ›













