Mürşidimin 20. Söz’de Kur’an kıssalarının zaman üstü boyutlarını anlattığı bölüm, sırf bir Kur’an savunusu değil, aynı zamanda bir sünnet müdafaasıdır bence. Muhtemel “Neden?” sualiniyse şöyle göğüsleyebilirim: Orada “Kur’ân-ı Hakîm’de çok hâdisât-ı cüz’iye vardır ki herbirisinin arkasında bir düstur-u küllî saklanmış ve bir kanun-u umumînin ucu olarak gösteriliyor…” şeklinde aşılanan okuma biçimi sadece kıssaları ‘bütün zamanlarla konuşur’ kılmıyor. Ya? (Ahmet AY)
Devamını oku ›Kategori: Yazılar
Din ve dünyanın şifresi: Kolaylık
Yaşamak bize nefes almak kadar kolay gelir. Çünkü kolaylaştırılmıştır. İnançlar konusunda da aynı hakikat bir başka şekilde tecellî eder. Ancak bunun da bir fiyatı vardır…
(ÜMİT ŞİMŞEK)
Bilim; ‘seküler ve lâik’ olamaz, ancak ‘ateist veya teist’ olur
Çünkü, doğru bilinen bir yanlış olarak: Çağımız, Bilim/sellik Epistemolojisi’nin ve ürünü olan “bilim” ve “bilimsel bilgi”nin; “inanıp – inanmamaktan bağımsız ve ayrı ve bu ikisine tarafsız ve objektif” olduğuna inanıyoruz! Bu epistemenin, evren hakkında bize verdiği “bilimsel bilgiler”in; yüksüz, “nötr bilgi” olduğuna inanmışız! (Ayhan Küflüoğlu)
Devamını oku ›Şöhret Divaneleri
Şöhret, riyadır ve kalbi öldüren zehirli bir baldır. İnsanı, insanlara abd ve köle yapar. Yani, nam ve şöhret isteyen adam; halklara kendini beğendirmek, sevdirmek için, insanlara riyakârlık, dalkavukluk yapar. (Çetin Kılıç)
Devamını oku ›Bir insan = Bir kâinat
Her birimiz Onun ilminden, kudretinden, rahmetinden nasiplenirken sanki bir kâinat oluruz. Elimizi açtığımız zaman, âdetâ bütün kâinatı bir yana bırakmış gibi bizi dinleyen öyle bir Zâtın rahmetine el açmışızdır.
(Ümit Şimşek)













