Kategori: Yazılar

‘Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum’ sözünden ne anlamalıyız?

Bütün ilimlerin, gelişmelerin  malzemesi ve esası sözdür. Kitapların meyvesi sözlerdir. İnsan, düşünce ve gönül dünyasındakileri hep sözle ifade etmiştir. Dil, aklın da kalbin de tercümanı olmuştur. İnsanı diğer varlıklardan ayıran sözdür; insan sözle diğer varlıklardan üstün olur; diğer taraftan yine sözüyle hayvandan aşağı olabilir (Mehmet Abidin Kartal)

Devamını oku ›

İslam Dini, Manen ve Maddeten İlerlemeyi Emreder

Biz bilmeliyiz ki, Müslüman için yerinde durmayıp ilerlemek Allahın ve Aleyhissalatu Vesselamın emridir. Her ne kadar Müslümanların çoğunun bundan haberi yoktur. Fakat daha önce de yazımda gördünüz ki: Müslümanlar ne zaman, insanın vücut makinesinin kullanma kılavuzu olan Allahın Kitabı olan; Kur’an’daki  kanunlara ne zaman uymuşsa hem maddeten hem de manen ilerlemiştir (Abdülkadir Haktanır)

Devamını oku ›
AHİR ZAMANDA NUR GÖZLÜĞÜNÜ TAKMAK

AHİR ZAMANDA NUR GÖZLÜĞÜNÜ TAKMAK

Elhasıl; Risale-i Nuru mütefekkirane okuyanlar, hal ve gidişatı da iyi okuyabilmelidirler ki dardairede bu olmaktadır zaten. Ama oku(ya)manlar ise içtimai hayatın çarkın dişlileri arasında seküler bir hayata sürüklenecekler. Bunlar kim mi olacak derseniz beraber ders okuduğumuz çay içtiğimiz kimselerden başkası olmayacak. Belki de bu yazıyı yazan ben de ve okuyan sen de onlardan olacağız. (Muhammed Numan ÖZEL)

Devamını oku ›

Manadan Mahrum Müenneslerin Hali

İnsanlığın yarısını teşkil eden hanımların haklarını korumakla yükümlü olan erkeklerdir. Onlara lazım olan eğitimi vermek ȃileden başlar ve eğitim öğretim yerlerinde devam eder. Bütün bu eğitim yerlerinin bilgi alma mecburiyeti: Kȃinatı ve insanı yaratanın kanununa bağlı kalmakla mükelleftirler. Bu kanun hükmü kıyamete kadar hükmü geçerli olması icab eder. O da Kur’anı Kerimdir (Abdülkadir Haktanır)

Devamını oku ›

İman Hizmetinde Risale-İ Nur’ların Rolü

Bu asrın dehşetine karşı taklidî olan itikadın istinad kaleleri sarsılmış ve uzak­laş­mış ve perdelenmiş olduğundan, her mü’min, tek başıyla dalâletin cemaatle hücu­muna mukavemet etti­re­cek gayet kuvvetli bir iman-ı tahkikî lâzımdır ki dayanabilsin. Risale-i Nur, bu vazi­feyi en dehşetli bir zamanda ve en lüzumlu ve nazik bir vakitte, herke­sin anlaya­cağı bir tarzda (Abdülkadir Haktanır)

Devamını oku ›