Kategori: Yazılar

Günümüz evliyaları

Evliya, veli, Allah dostu deyince birçoğumuzun kafasında, hayalinde, cübbesi, sarığı, sakalı veya tesettüre bürünmüş haram olan hiçbir yeri belli olmayan insan şekli oluşur.
Veli, Allah dostu demekti (Çetin KILIÇ)

Devamını oku ›

Kuran dünyaya geçici, aldatıcı olarak bakar

Felsefe ve hikmet-i insaniye, dünyaya sabit bakar; mevcudatın mahiyetlerinden, hasiyetlerinden tafsilen bahseder. Sâniine karşı vazifelerinden bahsetse de, icmalen bahseder. Âdeta kâinat kitabının yalnız nakış ve huruflarından bahseder, manasına ehemmiyet vermez (Abdülkadir Haktanır)

Devamını oku ›

Neden Kur’anda Allah, bazı yerlerde “Ben”, bazı yerlerde “Biz” diyor?

Allah’ın 2 tarz icraatı var:

Birincisi, sebepleri kullanarak, araya vasıtalar koyarak yaptığı icraat… Bu icraatlarda “ Biz ” der. Yani “ Ben ve araçlarım ” manasında[1]… İkincisi ise, sebepler-üstü ve sebeplere dayanmayan icraatlar… Bunlarda “ Ben ” der (Eymen AKÇA)

Devamını oku ›

Kadere inanmazsak ne olur? (3)

Kadere iman, sadece irademizle Allah’ın iradesi arasındaki ilişkiyi açıklamak için değil, topyekûn (ve her an olan) yaratılışı anlayabilmek için de zarurî birşeydir. Onu, sadece ‘seçimlerimiz’ ve ‘Allah’ın yaratışı’ arasındaki ilişkiyi açıklamak için kullanmamız, hem meseleye kapsamlı bakmamızı engelliyor, hem de kadere imanın neden ‘akaidin bir parçası olacak kadar kıymetli olduğunu’ anlamamızı zorlaştırıyor…
(Ahmet AY)

Devamını oku ›

Ene binler fünunu bilse de cahildir

Çünki duyguları, efkârları kâinatın envar-ı marifetini getirdiği vakit, nefsinde onu tasdik edecek, ışıklandıracak ve idame edecek bir madde bulmadığı için sönerler. Gelen herşey, nefsindeki renkler ile boyalanır. Mahz-ı hikmet gelse, nefsinde abesiyet-i mutlaka suretini alır (Abdülkadir Haktanır)

Devamını oku ›