Şuurlu insan gözünü açıp bu âleme baktığı zaman her şeyde bir hikmet eseri görecektir. Yaratıkların hiç birinde tesadüf eserine rastlanmadığı gibi, sevki tabi (iç güdü) ile olabilecek durumda da değiller. Ancak atomlardan galaksilere kadar her şey Allah’ın yaratması ile vucut buldukları gibi sevk ve idareleri de Allah’ın ilim kudret ve iradesi ile olduğu şüphe götürmez bir hakikattir. (Abdülkadir Haktanır)
Devamını oku ›Kategori: Yazılar
Adeti ibadete dönüştürmek
“Evet niyet âdi bir hareketi ibadete çevirir.”
Üstat hazretlerinin “öğrendim” dediği kelimelerden biri de “niyet”. Buradaki niyeti en başta “ihlas” olarak anlamamız gerekiyor. Zira en büyük niyet, bir işi Allah rızası için yapmaktır…
(Prof. Dr. Alaaddin Başar)
Adaletsiz takvâ mümkün müdür?
Din ile hayatı birbirinden ayrı düşünmenin sekülerlere mahsus bir tutum olduğu zannedilir. Halbuki, aynı şeyi yapan garip ve epeyce yaygın bir ‘dindarlık’ türü de mevcut. Bu garip dindarlık tasavvuru ‘ibadetler’e dönük bir vurguyla öne çıkarken, bu ibadetlerle gündelik hayat arasında bir tutarlığın izini sürmeyi ihmal eder,…
(Metin KARABAŞOĞLU)
Korku ve ümitle yaşamayı görün
O Allahın bir KULU ve Peygamberi idi. Ben de bir kulum. Fakat O kul olduğunu biliyordu. Benim nefsim kabullenmiyor. O bir güldü; şebnemlerinde, bize rahmetle gülen bir kâinat sundu, ve ardında güller bırakıp Rabbine döndü. Ben biliyorum, ama hâlâ zakkumlar peşinde koşuyorum.
Devamını oku ›Masum çocuklara has
Bir çocuk küçüklüğün de kuvvetli bir ders-i imani alamazsa, sonra pek zor ve müşkil bir tarzda islamiyet ve imanın erkanlarını ruhuna alabilir. Adeta gayr-i müslim birisinin islamiyet-i kabul etmek derecesinde zor oluyor, yabani düşer. Bilhassa, peder ve validesini dindar görmezse ve yalnız dünyevi fenlerle zihni terbiye olsa, daha ziyade yabanilik verir. (Abdülkadir Haktanır)
Devamını oku ›








