Bu aşiretlerle beyliklerin arasında sadece Osmanlılarda “Devlet tefekkürü” vardı… Bu yüzden Osmanlılar kısa ve uzun vadeli hedeflere sahiptiler… Başıboş değil, güçlü ve etkileyici bir amacın peşine takılıp Anadolu’ya gelmişlerdi…
(Yavuz Bahadıroğlu)
Kategori: Yazılar
Osmanlı’nın “devlet” amacı ve Yavuz Sultan Selim
Risalet Güneşi
Peygamber Efendimiz de “Beni, Rabbim terbiye etti, terbiyemi en güzel bir şekilde yaptı.” sözüyle sahibinin, hamisinin Cenâb-ı Hak olduğunu ifade buyurmuştur. Demek ki, O’nun hocası bizzat Allah’tır. Zaten zifiri karanlık içinde bulunan bir topluluk içerisinde iman ve tevhid esaslarını bütün cihana hakim kılacak bir zatın yetişmesi mümkün değildi… (Mehmed Kırkıncı)
Devamını oku ›Mürşid vaziyetini takınmak
…doğrudan Risale-i Nur ile iman iklimine girenlerin, Risale dairesi dışında mürşid aramalarını müsaade etmez. Bununla birlikte, herkesin, bu arada Risale ehlinin de bir ‘mürşid’ ihtiyacı olduğunun farkındadır…
Devamını oku ›Dünya, Bediüzzaman’ı anlayabildi mi?
Tarihi en ağır şartlarda en ulvi mertebede Kur’anı imtisal, süneni ittiba’ mertebelerini yaşıyarak, o en ağır fetret yıllarında, ümmetin o fetretten necatına medar imamet.. bilahare ilim ve fen asrını, materyalizm dalaletinden kurtarıp Kur’ani ilim ve hikmetle tefekkür-ü imani olan en yüksek irşad çığırını açmıştır…
Devamını oku ›Cenab-ı Allahın Vazifesi
1- Kesret-i etba,’ 2- Fazla muvaffakıyet, 3- Halkı toplamak, 4- Halka kabul ettirmek, 5- Hayırlı neticeleri vermek, 6- Nurları okutturmak ve talebeleri çalıştırmak, 7- Galib etmek, mağlub etmek, 8- Revaç vermek 9-İnayetlere mazhar etmek, 10 -Nurların intişarı, 11- Muarızları kaçırmak, 12- Hidayet vermek, 13- Hüsn-ü te’sir vermek, 14- Teveccüh-ü nâsı kazanmak (Abdülkadir HAKTANIR)
Devamını oku ›








