Kategori: Risale Çalışmaları

Bediüzzaman’ın Tefekkür Dünyasında “Dağlar”ın Yeri

Bediüzzaman’ın Tefekkür Dünyasında “Dağlar”ın Yeri

Ayet-ül Kübra’da kâinattan Halikını soran seyyah dağlar tarafından onlardan da Halikını sormak için çağrılır. “ Dağlar ve sahralar, seyahat-ı fikriyede bulunan o yolcuyu çağırıyorlar “Sayfalarımızı da oku” diyorlar. O da bakar, görür ki: Dağların küllî vazifeleri ve umumî hizmetleri o kadar azametli ve hikmetlidirler; akılları hayret içinde bırakır… ” (Prof. Dr. Himmet Uç’un yazısı..)

Devamını oku ›

İki Mesnevinin Mukayesesi

Mevlana’nın Mesnevisi ile Bediüzzaman Said Nursi’nin Mesnevi-i Nuriyesinin karşılaştırıldığı bu yazı Abdülhamit Oruç hocanın dilinden kaleme döküldü.

Devamını oku ›
Merhaba Kış! Hoşgeldin Dünyamıza!

Merhaba Kış! Hoşgeldin Dünyamıza!

Onlar geldiler ve gittiler. Gitmek istediklerinden gitmediler. Gitmek zorundaydılar. Çünkü onlarda görünen güzellik, başka başka aynalar istedi. Çünkü öyle bir güzellik bir güle, bir bülbüle, bir bahara razı olmazdı. Öyleyse sen de bir güle, bir bülbüle, bir bahara, bir dünyaya razı olma. Eskimiş aynalar, bırak, kırılsın gitsin. Sen yeni aynalarda seyret güzelliği.Hepsi de aynı yerden geliyor. Öyleyse giden yok, ölen yok, ayrılan yok, kaybolan yok… Ezelî Esmânın bir Müsemmâsının değişik tecellîleri var sadece. (Ümit Şimşek’in tefekkür yazısı..)

Devamını oku ›
Sungur Abi’nin Ders Okuma Metotları!

Sungur Abi’nin Ders Okuma Metotları!

Ona göre Üstadımız Bediüzzaman’ın tüm dakikaları, her bir harekatı Risale-i Nur hesabına geçmiştir. Onun bir derste dakikalarca hatıra anlattığına şahit olmamışsınızdır. Eğer Üstadımızdan ders arasında bir hatıra nakletmişse muhakkak o hatıra veya latifede bir hakikatın ucu görünüyor, belki o hakikati açıyordur. Mesela kendisinden duyduğumuz bir hatıradan bahsedelim…

Devamını oku ›
Irkçılık Hastalığı ve Tedavi Yolları!

Irkçılık Hastalığı ve Tedavi Yolları!

Anadolu insanı; merttir, samimîdir, hasbîdir, dindardır. O, berrak ruhunu ürperten, rencide eden hâdiselerin arkasında kimler olduğunu bilir. O, dimağındaki aldatılmaz şuur ile kalbindeki yanardağlar gibi sönmez ve söndürülmez imanıyla her türlü menfi cereyanın karşısındadır. Bu yüzden hiçbir şeytan, hiçbir hile ve desiseyle bu volkan gibi imanı aşamaz, bu ülkeye giremez. (Mehmed Kırkıncı’nın yazısı..)

Devamını oku ›