Gerek Türkiye’de ve gerek beşer aleminde dehşetini artıran anarşiliğin bahsi yapılmazken, Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, cemiyet hayatında, anarşiyi netice verecek sebebleri, Kur’an nuru ile görmüş ve bundan 90-100 sene öncesinden, ta hayatının sonuna kadar, bu anarşi afeti ve tehlikesinden ısrarla haber vermiş, ikaz etmiş ve ıslahına çalışmıştır. Bugün de eserleriyle aynı ıslahat devam etmektedir. Bu yazıda, Risale-i Nur Külliyatından anarşiliğe […]
Devamını oku ›Kategori: Risale Çalışmaları
Cevşenül Kebir’in 57. Babının Risale-i Nur İle Şerhi
Her millet, herkes Allah’ı bilir. Onu, daha yeni ders almaya ihtiyacımız çok yok’ diye Risale-i Nurun Marifetullah konusundaki tahşidatına mukabele etmek istiyorlar. Hâlbuki Allah’ı bilmek, bütün kâinata ihata eden rububiyetine ve zerrelerden yıldızlara kadar cüz’î ve küllî her şey Onun kabza-i tasarrufunda ve kudret ve iradesiyle olduğuna kat’î iman etmek.. (Zafer Karlı’nın harika yazısı..)
Devamını oku ›Nur Talebelerinin Vasıfları
İhlâs kaideleriyle hareket ederler. Çünkü “vasıta-i halâs ve vesile-i necatın ancak ihlâs ile olacağını bilirler (Abdülkadir Haktanır)
Devamını oku ›Risale-i Nur Okumaya Yeni Başlayanlara…
Risale-i Nur ile yeni tanışan bazı kardeşlerimiz anlayamamaktan şikâyetçidir. Evet, Risale-i Nur, sair kitablara muhalif olarak başta perdeli gidiyor; gittikçe inkişaf eder. Bunun sebebi ise; “Resail-in Nur’un mesaili; ilim ile fikir ile niyet ile ve kasdî bir ihtiyarla değil; ekseriyet-i mutlaka ile sünuhat, zuhurat, ihtarat ile oluyor.” olmasındandır. (Zafer Karlı’nın yazısı..)
Devamını oku ›Cehennem Mi Adem Mi?
ADEM’İN CEHENNEM’DEN EŞEDDİYETİ Demek o kereme lâyıkve o rahmete şayeste bir dâr-ı saadet olacaktır. Yoksa gündüzü ışığıyla dolduran Güneşin vücudunu inkâr etmek gibi, bu görünen rahmetin vücudunu inkâr etmek lâzımgelir. Çünki bir daha dönmemek üzere zeval ise; şefkati musibete, muhabbeti hırkate ve nimeti nıkmete ve aklı, meş’um bir âlete ve lezzeti eleme kalbettirmekle hakikat-ı rahmetin intifası lâzımgelir. (Sözler:65) …Rahmetin […]
Devamını oku ›










