İhlâs kaideleriyle hareket ederler. Çünkü “vasıta-i halâs ve vesile-i necatın ancak ihlâs ile olacağını bilirler (Abdülkadir Haktanır)
Devamını oku ›Kategori: Risale Çalışmaları
Risale-i Nur Okumaya Yeni Başlayanlara…
Risale-i Nur ile yeni tanışan bazı kardeşlerimiz anlayamamaktan şikâyetçidir. Evet, Risale-i Nur, sair kitablara muhalif olarak başta perdeli gidiyor; gittikçe inkişaf eder. Bunun sebebi ise; “Resail-in Nur’un mesaili; ilim ile fikir ile niyet ile ve kasdî bir ihtiyarla değil; ekseriyet-i mutlaka ile sünuhat, zuhurat, ihtarat ile oluyor.” olmasındandır. (Zafer Karlı’nın yazısı..)
Devamını oku ›Cehennem Mi Adem Mi?
ADEM’İN CEHENNEM’DEN EŞEDDİYETİ Demek o kereme lâyıkve o rahmete şayeste bir dâr-ı saadet olacaktır. Yoksa gündüzü ışığıyla dolduran Güneşin vücudunu inkâr etmek gibi, bu görünen rahmetin vücudunu inkâr etmek lâzımgelir. Çünki bir daha dönmemek üzere zeval ise; şefkati musibete, muhabbeti hırkate ve nimeti nıkmete ve aklı, meş’um bir âlete ve lezzeti eleme kalbettirmekle hakikat-ı rahmetin intifası lâzımgelir. (Sözler:65) …Rahmetin […]
Devamını oku ›İlk Nur Eleştirmeni, Hulusi Yahyagil (2)
Bediüzzaman da her yazar gibi yazdıklarının nasıl karşılandığını anlamak ister, böyle bir eleştirmen olarak Hulusi Bey’i görür. “Yazdığım bazı şeylere dair fikrinizi soruyordum. Maksadım gördüğüm hakikat acaba hakikat mıdır diye sormuyorum. Belki hakikata açılan yol acaba umuma yol açabilir mi? diye soruyorum. Çünkü umumun telakkisini sizin kadar bilmiyorum.” (Barla 252) (Prof. Dr. Himmet Uç’un yazısı..)
Devamını oku ›İlk Nur Eleştirmeni “Hulusi Bey”
Hulusi Bey, “ahirdeki sözlerin ve Mektubat’ın yazılmasına sebep” olmuştur. Bediüzzaman Hulusi Bey’in yazdıklarının takriz türünden olmadığını anlatır. Çünkü edebiyatta takriz yazarları takrizlerinin yayınlanacaklarını bildikleri için hodfuruşluğa ve tasannua kaçabilir ve kendilerine bir gösteriş zemini olduğu için hakikatı ketmedebilirler. (Prof. Dr. Himmet Uç’un yazısı..)
Devamını oku ›











