Daha küçük yaşta iken Mekke’de bulunan zamanın meşhur âlimlerinin derslerine ve sohbetlerine devam etmeye başlamıştır. Kendisi, ilim öğrenmeye başladığı bu ilk günleri için şöyle demiştir: “Kur’an-ı kerimi ezberledikten sonra devamlı Mescid-i harama gidip, fıkıh ve hadis âlimlerinden pek çok istifade ettim. Fakat çok fakir idik, bir yaprak kağıt almaya bile gücümüz yoktu. Derslerimi ve öğrendiğim meseleleri yazmakta çok sıkıntı çekerdim.”
Devamını oku ›Son Yazılar
Kendini Dinle!
Son dönem bedeni ve ruhi hastalıkların sebepleri üzerine merak sardım. Konu ile ilgili epeyce kitap okudum. Hastalıklara bakış açım değişti. Şunu gördüm ki hastalıkların pek çoğunun altında baş edemediğimiz duygularımız var. Çoğumuz kendimizi doğru düzgün tanımıyoruz. Duygularımıza bakışımız çok yüzeysel. Genellikle ne hissettiğimizle ilgilenmiyoruz. (Sema Maraşlı’nın yazısı..)
Devamını oku ›Dua
Allah’ım! Bana dilimle değil halimle vazetmeyi nasip eyle Ya Rabbi! (Abdülkadir Haktanır)
Devamını oku ›Evlilik; “Aynı Ellerle Kristal Taşımaktır”
Yıkmak kolay, yapmak zordur. Savaş kolay, barış zordur. Yakmak kolay, söndürmek zordur. Birşeyi varoluşu, sadece niyet olarak arkasında durmaktan öte, sahada da her anlamda arkasında durmayı gerektirir. Hayr, her zaman vücudî/varlıksal olana bakar ve vücud bir organizasyon işidir. Sebepler aşıldığında tek yapan ‘hamd ve şükrün tek sahibi Allah’ olduğu halde, insan sahada sebepleri de yenmek, aşmak veya en azından ikna etmek zorundadır. (Ahmet Ay’ın yazısı..)
Devamını oku ›En Tehlikeli “Üç Harfliler!”
İnsanlar adını anmaya korktukları “üç harfli”nin boş yere günahını almaya devam ederken, daha başka bir üç-harfliden gelen tehlikenin farkında görünmüyorlar. Üstelik onun adı da kimsenin dilinden düşmüyor. (Ümit Şimşek’in yazısı..)
Devamını oku ›









