İnsanoğlu, varoluşundan bu yana adalet kavramını sorgulamış, evrenin işleyişi içinde kendi yerini ve sorumluluklarını anlamaya çalışmıştır. Bu derin arayış, pek çok düşünür ve filozofun eserlerinde yankı bulmuş, adalet ve mükâfat/cezalandırma ilişkisi üzerinde yoğunlaşan önemli metinler ortaya konmuştur.
Devamını oku ›Son Yazılar
Şahs-ı Manevinin Bazı Kaideleri
İman, Kur’an, İslamiyet hadimleri herkesten fazla ihlâsa, uhuvvete, tesanüde, sadâkate muhtaçtırlar. İçinde bulunduğumuz bu hizmet “sırtında yumurta küfesi taşımak” gibi bir dikkatle yapılması gerektiren bir hassasiyete sahiptir. Bu hizmet-i Kur’aniye ve imaniyeyi görmektedir. Bu, onun en büyük ve en mühim bir düsturu, vazifesi ve tavsiyesidir.
Devamını oku ›Gecenin Gündüzü, Gençliğin İhtiyarlığı
Hayat bir sahne gibidir. Gençlik, ışıkların en parlak olduğu an… sahnenin ortasında koşan, gülen, hayaller kuran bir oyuncu. Fakat perde kapanmaya başladığında ihtiyarlık sessizce sahneye girer. Gençliğin coşkulu mûsikisi yerini ağır bir tona bırakır. Sağlık, bir zamanlar gökyüzünde parlayan güneşken, hastalık bulutlarıyla örtülür. İşte bu değişim, insana bir hakikati fısıldar: zamanın kıymetini bil, tembellik etme.
Devamını oku ›Cehalet Cehenneminde Hapsolduk
Bir alanda dâhi olan biri, başka bir alanda “sıradan biri” olabilir. Harika bir mühendis, tıp konusunda tamamen cahil olabilir. Fıkıh usulünü çok iyi bilen biri, eğer bizzat fıkıh pratiğinde uzman değilse, onun fıkhî icmalardaki görüşü bağlayıcı değildir. Çünkü o, o alanda “dışarıdan biridir. (Çetin Kılıç)
Devamını oku ›Erkeklik ve Kadınlık Üzerine
Erkeğin vakarını, ciddiyetini ve koruyucu vasfını bırakıp nefsani arzuların esiri olması, onu fıtratındaki metanetten uzaklaştırır. Bediüzzaman’ın “erkeklerin karılaşması” tabiri, fiziksel bir değişimden ziyade, manevi bir yumuşama, sorumluluktan kaçış ve karakter zayıflığını ifade eder (Çetin KILIÇ)
Devamını oku ›













