Nefis, cibilliyeten necistir. Belki biz onun vesilesiyle arş-ı kemalata yükselebiliriz. Manevi keyfiyetimiz ne kadar yüksek olursa olsun nefis; necistir, pistir. Nefsi, gübreye benzetebiliriz. Semeredar bir bir ağaca kuvvet verir. Fakat gübre yine gübredir. (Kardeşler ile paylaşan: Abdülkadir Haktanır)
Devamını oku ›Son Yazılar
Şehit Bekir’im!
Sevdiğim, saydığım ciddi insan ve müşterim Ali Karakuş isimli ağabeyimizin, şehâdete gitmeden önceki son görüşmesinde; “Gel oğlum Bekir! Çukurca’ya gidiyorsun, ne olur ne olmaz helalleşelim.” ifadesi hepimizi şaşırtmıştı doğrusu…
Devamını oku ›Mânânın Avucundaki Şehir İSTANBUL
Niçin İstanbul böylesine önemliydi? Fahri Kâinat Efendimizin (s.a.v.) İstanbul’u beğenmesi ve onu zaptedecek kumandan ve askerlere iltifat etmesindeki hikmet neydi? Acaba Efendimiz (s.a.v.) İstanbul’a dünyanın çok hoş bir yerinde bulunması ve güzelliği için mi iltifat etmişti? Yoksa İstanbul, yüzlerce yıl İslâm güneşini parlatacağı ve mânâ ehlinin toplanacağı bir yer olduğu için mi methedilmişti?
Devamını oku ›Ben Kur’an’ın Kölesiyim
Her asrın başında Hadis-i şeriflerde geleceği müjdelenen dinin yüksek hadimleri, dini meselelerde, kendilerinden ve yeniden bir şey çıkarmazlar, ahkâm getirmezler. Esaslarda ve dini hükümlerde Kur’an’a ve sünnet-i Muhammediyeye (sav) harfiyyen ittiba ederler. İşte Mevlana bunlardan biridir. (Mehmet Abidin Kartal)
Devamını oku ›Ruhtaki Latif İştiyak
Şöyle bir halet-i ruhiyeyi hisset: “Ayaklarımı uzattım, yerim de rahat, attım kendimi yatağa keyif benim, lezzet benim”. (Kardeşlerle paylaşan: Abdülkadir Haktanır)
Devamını oku ›










