Bediüzzaman Hazretlerinin yakın hizmetinde bulunan Zübeyir Gündüzalp’e bir takım şikâyetler, olumsuzluklar anlatılır. Gündüzalp ise bunları bir münasip vakitte Üstadına nakleder. Üstad konuşmasına müdahale ederek, “Sen kimsin, seni kim gönderdi, bu menfilikleri bana anlatarak nazarımı dağıtmak için mi gönderdiler seni…” sorularını sorarak bilgi ve nazar kirliliğinin önüne geçer. (Mehmet Çetin’in yazısı..)
Devamını oku ›Etiket: "bediüzzaman"
Kaldır Siyah Perdeleri Aradan
Ve bir canlının ölümüyle başka canlıya geçen atomlar, yeniden özel dizilişler, cansızlardan, bitkilere, bitkilerden hayvanlara ve insanlara, hayvanlardan bitkilere veya insanlara geçişlerdeki güzellikler ve hareketler hangi sanat eserlerinde vardır ki? Sanatsever insanlar bunları hiç düşünürler mi? Veya onları yapan sanatçılar, kendi eserleriyle bu ilahi sanat eserlerini kıyaslarlar mı? (Dr. Selçuk Eskiçubuk’un yazısı..)
Devamını oku ›Yeşilay’ın kuruluşu ve Bediüzzaman
Babrâli’deki Nallı Mescid yanındaki binada Matbuat Cemiyeti, yani bugünkü adı ile Gazeteciler Cemiyeti bulunuyordu. 5 Mart 1920’de istanbul mütarekenin acı günlerini yaşıyor. Avrupa ve Amerika’dan fıçılarla getirilen alkollü içkiler istanbul’un hem ciğerini, hem de beynini yakıyordu. İşte bu acı günlerde mezkûr binada “Hilâl-i Ahdar” yani, Yeşilay Cemiyeti kuruldu. Bu toplantıya Şeyhülislâm Haydarizade ibrahim, Darü’l-Hikmeti’l-İslâmiye azasından Bediüzzaman Said Nursî, Dr. Tevfik […]
Devamını oku ›İslam Dünyası Risale-i Nur’a Büyük Alaka duyuyor. (Mart 1999)
Mısır Risâle-i Nur’un fütûhâtı, dünyânın muhtelif yerlerinde farklı isti’datların inkişâfı ve sâhip çıkması şeklinde devâm ediyor. Geçtiğimiz Ramazân-ı Şerifte, Arap âleminin en büyük yazarlarından olan Ahmed Behçet’in, El Ehrâm gazetesindeki köşesinde, tam otuz beş gün fâsılasız Bediüzzaman Hazretlerinin dâvâ metodu ve Risâle-i Nur’dan bahsetmesi bunun sâdece bir delili. Ahmed Behçet; geniş kültürü ve te’sirli yazılarıyla Arap âleminde temâyüz etmiş bir […]
Devamını oku ›Ne Zamanki Ayetü’l-Kübra Gibi Ders Kitabı Yazarsanız..
Bilimler güya bize evreni anlatacakken, konuşan kâinatı lal bıraktı, dilsiz hale çevirdi. Kafalarındaki şirki, inkârı, nihilizmi Allah’ın insan için hazırladığı hizmetçileri olan varlıklara yaydılar. Onları, birer harf iken müstakil, bağımsız varlık haline getirdiler. Bediüzzaman bilimlerin bu şirk vaveylasına isyan etti, bütün varlıkları Allah adına konuşturdu… (Prof. Dr. Himmet Uç’un yazısı..)
Devamını oku ›










