Hazreti Hamza(ra) şehîd olduğunda oruçlu idi. Hazreti Peygamberimiz(sav) kendisi için “Seyyid-üş-şühedâ” (şehîdlerin efendisi) buyurdu. Ve cesedini meleklerin yıkadıklarını haber verdi. Savaş bitmişti. Şehîdlerin yanlarına gidildi. Peygamber efendimiz(sav), Hazreti Hamza(ra)’nın mübârek cesedinin kesilip biçildiğini görünce dayanamadı. Ağladı. Mübârek gözlerinden yaşlar akarak şöyle buyurdular.. (Çetin Kılıç’ın yazısı..)
Devamını oku ›Yazıları Gönderen:Kalem
Maveranın Farklı Merdiveni; “Mirac-ı Nebevi”
Miracın hakikatı, sırdan daha zahir bir görüntüdür. Tanıtmak, göstermek varlığın temel yaratılış gayelerinden biridir. Bu kainat bir sanayi-i garibe-i sultaniyenin meşheridir. Öyle ifade eder Bediüzzaman, meşher teşhir etme göstermedir, meşher teşhir edilen mekandır. Kainatın ve dünyanın tefrişi döşemesi bir gösterme mantığı ile yapılmıştır. Allah kendi sanat eserlerini teşhir etmek içingüzel yaratmış ve güzelce herşeyi yerli yerine koymuştur. Bütün sanat eserlerini en iyi anlayan dellal ki peygamberdir.. (Prof. Dr. Himmet Uç’un yazısı..)
Devamını oku ›Risale-i Nur’lar, “Yunanistan Kitap Fuarı”nda..
Yunan halkı tarafından çok tanınan ve sevilen bir din görevlisinin bir öceki fuarımızda ona hediye ettiğimiz yunanca risalelerini bu bölgedeki en önemli dini kütüphanelerinden birine hediye ettiğini ve oradaki islami bölüme yerleştirdiğini bildirmesi, bir bayanın gelip bizlere “Siz bana bir önceki fuarda Hastalar Risalesi (yunanca) diye bir kitap hediye etmiştiniz. Onu defalarca okudum ve çok istifade ettim ve birçok arkadaşlara okuttum. Size teşekkür etmeye geldim!” demesi…
Devamını oku ›Bursa’da Zaman
Bir devlete başkentlik yapmış ve imparatorluğun ilk ve büyük hükümdarlarına sahiplik etmiş,bir mukaddes belde Bursa. Tanpınar bir milleti ve bir dini ve bir şehrin bütün olağanüstü güzelliklerini bu şiire yüklemiş. Bu ne kadar canlı bir gözlem ve dâhilere mahsus derinden hissediş, şiirin kadife kimliğine yüklenen sanat ve estetik unsurlar ve tarih. Bursa ancak böyle anlatılır, bundan harika beyan olamaz. (Prof. Dr. Himmet Uç’un yazısı..)
Devamını oku ›Ahmet Hamdi Akseki Kimdir? (1887-1951)
Son dönem İslam alimlerimizdendir. Mehmet Rıfat Börekçi ve Ord. Prof. Dr Mehmet Şerafettin Yaltkaya’dan sonra Diyanet İşleri Başkanlığına getirilen üçüncü kişidir. Saltanat, Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerini görüp yaşadı. Görevde bulunduğu zamanlar dahil Kur’an-ı Kerim’in Türkçe tercümesi ile namaz kılınması yönündeki görüşlere şiddetle karşı çıktı. Batı emperyalizmine yol açacak tarzdaki Garpçılık ve milliyetçilik akımlarına karşı mücadele verdi. (Çetin Kılıç’ın yazısı..)
Devamını oku ›








