Yazıları Gönderen:Kalem

Ey bu yerlerin Hâkimi!

Ey bu yerlerin Hâkimi!

Bir de sana o gün (kıyamet günü), dağların durumunu sorarlar. De ki: “Rabbim onları darmadağın edecek, ufalayıp savuracak, yerlerini dümdüz, boş vaziyette bırakacak, Orada artık ne iniş, ne yokuş göreceksin” [Tâ Hâ Suresi 20,105-107]
Ey bu yerlerin Hâkimi! Senin bahtına düştüm. Sana dehâlet ediyorum ve sana hizmetkârım ve senin rızânı istiyorum ve seni arıyorum. [Risale-i Nur’dan]

Devamını oku ›
Alçakgönüllülük Üzerine – Peygamberimizle Hayatın İçinden

Alçakgönüllülük Üzerine – Peygamberimizle Hayatın İçinden

“Büyüklerde gerçek büyüklüğün ölçüsü alçakgönüllülük, küçüklerde ise küçüklüğün ölçüsü ve göstergesi kendini beğenmişliktir” der Bediüzzaman. Bu kriter açısından Hz. Muhammed’in insanlık tarihi içerisinde bulunduğu yer son derece nettir. Hayatın içinden harika örneklerle Peygamber Efendimizin alçakgönüllüğü.. Bu yazıyı okuduktan sonra O’na (A.S.M.) bir kere daha hayran olacaksınız..

Devamını oku ›
Din nasihattir, nasihat ise samimiyettir..

Din nasihattir, nasihat ise samimiyettir..

Şimdi dinin dörtte birine denk gelen bu hadisin anahtar kelimesi olan ‘nasihat’i yanlış anladığımızda dinin dörtte biri vaaz ve irşad, doğru anladığımızda ise dinin dörtte biri ihlas ve samimiyet olacaktır. Öyleyse din nasihattir, nasihat ise samimiyettir.

Devamını oku ›
Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?

Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?

Mesela, Tıp ilmi “Şafi” ismine, mühendislik bilimleri “Mukaddir” ismine, Matematik ilmi “Muhsi” ismine, Felsefe ise “Hakim” ismine v.s tüm ilimlerin insanı ulaştıracağı nihai doruk, Esma-i ilahiyedir. İlimlere böyle yaklaşan, bu şekilde okumaya çalışan ve bu niyetle tahsil eden kişiler, yaratılışın sırrını yakalar ve hakiki insan olurlar. Çünkü ilimleri, Allah’ı (c.c) anlama sanatı olan marifetullah’a merdiven ve basamak yapanlar, Kur’anın istediği ve tarif ettiği “iyi ve ideal insan” olur.

Devamını oku ›
Orada onlar boş ve anlamsız söz işitmezler..

Orada onlar boş ve anlamsız söz işitmezler..

“Ancak tövbe eden, iman edip makbul ve güzel işler yapanlar cennete girecekler ve asla haksızlığa uğramayacaklardır. Evet, onlar Rahman’ın kullarına gıyabî olarak vâd ettiği, dünyada iken görmeksizin inandıkları Adn cennetlerine gireceklerdir. Allah’ın vâdi muhakkak ki yerini bulacaktır. Orada onlar boş ve anlamsız söz işitmezler, sadece selam ve selamet sözleri duyarlar. Orada ziyafetleri sabah akşam kendilerine sunulacaktır. İşte bu cennetlere kullarımızdan, Allah’ı sayıp fenalıklardan sakınanları vâris kılacağız.” [Meryem Suresi 19,60-63]

Devamını oku ›