Yaşamın mücadele olduğuna odaklanmış bakışla bir anne annelik kıvamını, baba da babalık kıvamını yakalayamaz. Kâinata da, Sultan’ına da muhatap olamaz. Halil ve dost olamaz. Akışına bırakamaz. Samimiyetle, içimizdeki derinliklere inmeyi arzuluyorsak, yaşamın bir mücadele olmadığı hakikatiyle işe başlayabiliriz. O zaman evladını da hırslandıran ve hızlandıran bir karaltı ve gölge olmaktan sıyrılırız. (Berrin Göncü’nün yazısı..)
Devamını oku ›Kategori: Aile Sağlık
Çocuklarımıza mühim gerçekleri anlatmalıyız..
Şimdiye kadar, laik eğitim sisteminde ilköğretimin ilk sınıflarından itibaren, Rabbimizi bize tanıtan üç büyük ve küllî muarriften (tanıtıcıdan) birincisinin; “Kâinatın Büyük Kitabı” olduğunu anlatmak ihmal edilmiştir. Bunun aksine, maalesef La Fontaine gibi batılı bazı yazarların gerçekleri saptıran masalları ile, çocukluk çağından itibaren nesillerimiz, aklını en iyi şekilde kullanabilmekten mahrum yetiştirilmeye çalışılmıştır. (Prof. Dr. Mustafa Nutku’nun yazısı..)
Devamını oku ›Çocuğunuzu evin küçük hükümdarı yapmayın!
Çocuğunun her ihtiyacını karşılayan, bir dediğini iki etmeyen ebeveynler aslında çocuklarına kötülük yapıyor. Çünkü her ihtiyacı karşılanan çocuk bir süre sonra benmerkezci oluyor…
Devamını oku ›Çocuğa namazı nasıl tebliğ etmeli?
Peygamber Efendimizin “Çocuğunuz yedi yaşına gelince namazı emredin” hadisindeki emri, yani tebliği nasıl yapmalıyız? Bu emir ve tebliğ çocuk ruhuna uygun, çocukların anlayabileceği şekilde nasıl uygulanmalı? Bu ilk namaz tebliğini nasıl yapmalı ki çocuğumuz namazın önemini, namaz kılmanın gerekliliğini anlayabilsin?
Devamını oku ›Mutlu Bir Aile İçin “Aşk” mı, “Şefkat” mi?
Her bir duygumuz O’nu bize veren ile bağlanmıştır, O’ndan bize gelir. Binlerce duygu yolu ile yol alırken kimi zaman o yollarda nasıl yol alacağımızı şaşırır çıkmaz sokaklara saparız. En zor yolculuk duygu yolculuğudur. Kişilerle ilişkilerimiz duygular üzerinden olduğu gibi Rabbimizle ilişkimiz de duygularımızın kullanımı ile olur. Peki, Rabbimize ulaşma yolunda aşk mı daha tesirlidir yoksa şefkat duygumuz mu? (Nuriye Çeleğen’in yazısı..)
Devamını oku ›









