Kategori: Kişisel Gelişim

KADINLARA BAKMAK

KADINLARA BAKMAK

KADINLARA BAKMAK «Buhari 23. Mü’minûn Suresi’nin 19. âyetini zik­ret­miştir ki, meali şöyledir: Allah hem hain gözlerin (tecessüslerini) hem de (fâsid) gönüllerin gizle­diği te­ma­yülleri bilir… İbni Ebî Hatem’in, Abdullah bin Abbas vasıta­sıyla ri­vayetine göre; âyetteki hain gözlerin tecessüs ve fasid gö­nül­lerin te­mayülü şöyle tasvir buyurulmuştur: Hain gözlü o kimsedir ki; o, bir cemaatla bir yerde otu­rurken yanın­dan güzel bir kadın geçerse, ya­hut […]

Devamını oku ›

Oruç, İnsana Kul Olduğunu Hatırlatır

Cenâb-ı Hak nefse demiş ki: “Ben neyim, sen nesin?” Nefis demiş: “Ben benim, Sen sensin.” Azap vermiş, Cehenneme atmış, yine sormuş. Yine demiş: “Ene ene, ente ente.” Hangi nevi azâbı vermiş, enâniyetten vazgeçmemiş.

Devamını oku ›

Hangi adam var ki, bütün ahvâli şeriata mutâbık olsun?

Sual: Bazı adam, “Şeriata muhâliftir” diyor? Cevap: Ruh-u meşrutiyet, şeriattandır; hayatı da ondandır. Fakat ilcâ-i zarûretle teferruat olabilir, muvakkaten muhâlif düşsün. Hem de, her ne hâl ki, meşrutiyet zamanında vücuda gelir! Meşrutiyetten neş’et etmesi lâzım gelmez. Hem de, hangi şey vardır ki, her cihetle şeriata muvâfık olsun; hangi adam var ki, bütün ahvâli şeriata mutâbık olsun? Öyle ise şahs-ı mânevî […]

Devamını oku ›

Zübeyir GÜNDÜZALP – HİZMET ESASLARI

HİZMET ESASLARI Kusurdan kurtulmak istiyorsanız, evvelâ kendi kusurunuzu görüp, kendinizi kusursuz zannetmekle, kusurlu olduğunuzu müşadehe ediniz. Bahtlı ve talihli kimse, başkasına va’z edilirken ibret alandır Kusurlu, hatalı bir arkadaşınızın yanlışlarını yumuşaklıkla, hürmet ve tevazu ile söyleyiniz. Kubullenmezse dahi, ikinci bir kimseye onun hakkında gıybet etmeyiniz. Başkalarını ıslah için, evvelâ kendimizi ıslah etmek icap eder. Herkese kendi âdeti hoş gelir. Fenalık […]

Devamını oku ›

Sedd-i Taassub

Sedd-i Taassub   “Zaman bir büyük müfessirdir; kaydını izhar etse, itiraz olunmaz.[1]” Bu söz zamanın icrat sayfalarından ibaret olan tarihin sayfalarında kendisi izhar edip açığa çıkmaktadır. Zamanın muktezasınca hatt-ı hareket etmeyen kimseler zamanın çarkları arasında ezilip mahvolmaya mahkumdur. Bundan kaçış söz konusu değildir. Bizler ise ehl-i sünnet ve cemaat olan nur talebeleri de hizmetimizin istikametini muhafaza ve müdafa etmekle mükellef […]

Devamını oku ›