Günümüzde tesettür anlayışı o kadar farklı ki sokağa çıktığımda kadınlarımızın bir çoğunun tesettürü sadece örtmek olarak algıladıklarını görüyorum. Evet tesettür, vücudun haram yerlerini kapatmak amenna fakat tesettürü sadece belli yerleri setretmek yani örtmek olarak anlamak “tesettürü tutsak etmektir” diye düşünüyorum. Konuyu biraz daha açarken bir büyüğümüzün sözünü hatırlıyorum “Ahir zamanda kadınlar tesettür ile erkekler de zina ile imtihan olacak.” Bu söz bugünü güzel ifade ediyor. Tesettürün açılımı o kadar geniş ve birçok güzel halleri içinde barındırıyor ki gözden kaçırdığımızı ya da dikkate almadığımızı düşünüyorum. Tesettür sadece baş ve beden örtmek değildir. (Nagehan İpek’in yazısı..)
Devamını oku ›Kategori: Kişisel Gelişim
“Öfke Kontrolü” İçin Nebevî Reçeteler
Kuvvetli kimse, (güreşte hasmını yenen) pehlivan değildir. Hakiki kuvvetli, öfkelendiği zaman nefsini yenen kimsedir.” Hz. Peygamber (a.s.m.) İçte kabaran öfkeyi dizginleyebilmek ve teskin edebilmenin yolları, nebevî reçetede harika bir biçimde yazılmıştır. Mesela “Biriniz öfkelendiğinde sussun” buyrulmuştur. Bu şekilde içteki öfkeye davranış lisanıyla ayaklanıp coşmama ve yatışma telkin edilmiş olur. Ama eğer illa bir şey söylenecekse, nebevî reçete, öfkelenmiş kişiye, “euzü besmele” çekmesini tavsiye eder. Çünkü öfke şeytandan, şeytan da ateşten yaratıldığı için, öfkeyi söndürmenin yollarından biri, lisanen, şeytandan Allah’a sığınmaktır. (Ömer Baldık’ın yazısı..)
Devamını oku ›Öğrenmenin 4 altın kuralı!
Herkes sürekli öğrenmeye mahkûmdur. Coşkun akarsuyun yolunda nasıl coşkun damlaların arkadaşlığı varsa, insanın hayat yolunun kaçınılmazında da bilgi vardır. Ancak sıradan insanla “öğrenici insan” arasında bazı farklar vardır. Eğer öğrenmenin dört altın kuralını bilirseniz öğrenme konusunda şikâyetlerinizden kurtulur, sevinçle, coşkuyla ve kolaylıkla öğrenmeye başlarsınız. (Ekrem Altıntepe’nin yazısı..)
Devamını oku ›Amaçsızca koşuştururken anlamlı ‘hayat trenini’ kaçırırız!
“Önemli olan tüm teknolojik imkânların, akl-ı selim (sağduyu) ve vicdan filtresinden geçirilerek tatbikata konmasıdır. Ama tekrar tekrar kendimize sormamız gereken soru, ‘Benim bu hızlı hayatımın dünyaya ve insanlara ne faydası var’ sorusudur. Yoksa amaçsızca bir oraya, bir buraya koşuşturup, anlamlı ‘hayat trenini’ kaçırırız.”
Devamını oku ›“Elde var sonsuz” diyebilmek için…
Modern zaman insanının dünyasını henüz elde edemediği şey doldurmuşken, elinde olan o kadar şeye karşı şükürsüz ve kör bir ‘elde var sıfır’ psikolojisi içerisine girer. Oysa ki sahip olduklarının farkına varabilse ‘ne var ki elimde?’ gibisinden bir soruyu asla soramaz insan. Bilakis, ‘elde var sonsuz’ idrakiyle ve buna mukabil sonsuz şükürler ederek yaşamaktır her insana yakışan… (Metin Karabaşoğlu’nun yazısı..)
Devamını oku ›








