Arif milletimiz sağ duygusuyla seçimini yaptı, şer odakların bir araya gelerek oluşturduğu gurubu al aşağı ederek, yetkiyi mütedeyyin insanlara verdi. Hürriyet, meşrûtiyet ve müsâvât diyerek Osmanlı’nın altını oyanlar benzer bir hikâyeyi özgürlük, demokrasi, özerklik vesaire diyerek bu seçimde de ortaya koydular. (Çetin Kılıç)
Devamını oku ›Kategori: Yazılar
Beşerden İnsana
İnsanın yaratılışında iman etme kabiliyeti olduğu gibi, hiçbir insanın gıybet edilmekten hoşlanmaması, yalan söylemenin zorluğu, doğru söylemenin ise rahatlığı, kıskanma duygusu namus mefhumu, borç para istediğimiz bir dostumuzun, alacağını fazlasıyla geri istemesinden rahatsız olmamız, bütün bunlar bizim istidadımızı doğru kullandığımıza şahitlik eder (Çetin Kılıç)
Devamını oku ›Hazreti Eyyûb (a.s.)’mın kıssasından günümüze mesajlar (3)
Akıl araştırır, bulur, inceler sonra kalbe havale eder. Kalp ise aklın gönderdiği bu bilgiyi ya kabul edip tasdik eder ya da inkâr edip reddeder. Kalbin vazifesi tasdik ya da inkârdır. Kalp insanın mahiyetinde bulunan, ruh, vicdan, akıl, latifeler vesaire gibi bütün duygu ve cihazların merkezi ve efendisi hükmündedir. Aklımız dâhil bütün duygularımız kalpten gelen emir komuta zincirine göre hareket eder ve onun sevk ve idaresi altındadır. (Rüstem Garzanlı)
Devamını oku ›Hazreti Eyyup (a.s.)’ın kıssasından günümüze mesajlar (2)
Huzur, insanın sürekli olarak Allah ile olan irtibat ve münasebetidir ki, bu da ibadet, taat, zikir, tesbih ve tefekkürle mümkündür. İbadet ve zikrin bir çok kısmı ve şekli vardır. Bir kısmı beden ile bir kısmı mal ile bir kısmı ruh ve kalp iledir. İşte bütün bu kısımların huzuru ve keyfiyeti başka başkadır, ama birbirinden de kopuk değildir (Rüstem Garzanlı)
Devamını oku ›Hazreti Eyyup (a.s)’mın kıssasından günümüze mesajlar (1)
Hazreti Eyyub (as) hastalıktan şifayı, nefsinin rahat ve istirahatı için değil, zikrine mani olduğu için istemiş. Zaten musibet ve hastalıkların hikmeti de ve maksadı da duâ ve ilticadır. Şâyet musibet ve hastalıklar bu gayesi ortadan kaldıracak bir kıvama gelmiş ise, şifanın istenilmesi daha ahsen ve lüzumlu oluyor (Rüstem Garzanlı)
Devamını oku ›













