Kategori: Yazılar

Peygamberimizi Çocuklara Nasıl Anlatmalı?

Peygamberimizi Çocuklara Nasıl Anlatmalı?

Eskiden dedelerimizden, ninelerimizden dinlediğimiz tatlı hikayelerle tanışırdık Peygamberimizle. Şimdi bu görevi daha çok çocuklara yönelik kitaplar alsa da ilahiyatçılar, psikologlar, yazarlar O’nu hikâyelerle tanıtmanın önemine değiniyor.

Devamını oku ›

Bedduamız Cahilliğimize Olmalı

İnsan bir şeyi bilmezse cahili olursa ondan kötüsü yoktur. Çünkü hem bilmez hem de kendisini bilir zanneder. Boş konuşur. Bilenlere de sıkıntı verir. (Muhammed Numan ÖZEL)

Devamını oku ›

Ben de Mustafa İslamoğlu Olsam, Bediüzzaman’ı Sevmezdim!

Olanlara şaşırmamak gerek aslında. Eğer uçların insanıysanız Bediüzzaman’ı sevmemeniz normal. Nihayetinde zikrettiğiniz kişi, bu topraklarda, ehl-i sünnetin ortasında, bir gemi direği gibi denge unsuru olan; onu ifrattan-tefritten, her yönde aşırı gidişlerden korumaya çalışmış ve metinleriyle hâlâ çalışan birisi. O nedenle bu ülkede uçlara yönelik her ne yapsanız ona çarpıyor, normal. Örneğin: Şiddete meyyal, anarşiyi de ardından getirecek bir eylem düşünceniz var. Hoppala, ‘müsbet hareket’ kaya gibi önünüzde! Masumların canını, hak namına bile olsa, tehlikeye atmanıza izin vermiyor. Sevmezsiniz elbette. (Ahmet Ay’ın yazısı..)

Devamını oku ›

Peygamberimizin Yaşantısından Kesitler..

İnkârcılar Mekke dönemi boyunca Peygamberimiz (s.a.s.)’e “Şâir, mecnun, sihirbaz-büyücü” diyerek iftiralarla lekelemek istemişler, yabancılara onu böyle tanıtarak İslâm’ın yayılma hızını kesmek istemişler, fakat ona asla “Yalancı, hâin” diyememişlerdir. Hatta Peygamberimiz (s.a.s.)’in mektubunu Şam’da alan Bizans İmparatorunun: “Daha önce bu adamın yalanına rastladınız mı?” sorusuna Peygamberimiz (s.a.s.)’in baş düşmanlarından olmasına rağmen Ebu Süfyan “Hayır, asla!” diye cevap vermek zorunda kalmıştır. Cenâb-ı Hak, Peygamberimiz (s.a.s.)’e“Emrolunduğun gibi dosdoğru hareket et!” talimatını vermiş, Peygamberimiz (s.a.s.) de hayatı boyunca sırat-ı müstakimden ayrılmamıştır.

Devamını oku ›

Dışımızı İmar Ediyoruz Ama İçimiz Bomboş!

Semboller ile ‘yaşam tarzı’, ‘style’, ‘dizayn’, ’tasarım’ gibi kavramlarla hayatımıza sızan kültürü tanımak farkındalık oluşturmak gerekiyor. Burada bir farkındalık geliştirmeden yanlış ve doğruyu anlatmak mümkün olmaz. Kimin nasıl örtündüğü ya da örtünmediği üzerine kafa yormadan önce belki de yapmamız gereken bu! İlkeleri ve fikri öne almaz, eylemlere odaklanırsak içeriği boş dindarlık şovları etrafımızı kuşatacak… (Ayşe Böhürler’in yazısı..)

Devamını oku ›