Eskiden mühim işlerin başına kabiliyetli şahıslar getirilerek işler deruhte ediliyordu. O hâkim şahısların hükmü her yere ve her şeye geçiyordu, ama devir çok değişti, işler eski zamandakine nispeten daha karmaşık. Yaşanan hadiseler de gösteriyor ki şahıs, ne kadar dahi olsa, harici tesire kifayetsiz kalıyor. Sağlıklı, muvazeneli ve muhakemeli karar ancak heyetten çıkar. Şimdi şahsa değil, şahıstan daha kuvvetli ve istikametli Üstada ihtiyaç var. (Mehmet Çetin’in yazısı..)
Devamını oku ›Kategori: Risale Çalışmaları
İlmin Enaniyeti
Gündemimizi çokça meşgul eden bir konunun cevabını üstadımızın yazdığı yirmidokuzuncu mektupta bulabiliyoruz; “en tehlikelisi odur ki: İçinizde ve ahbabınızda, bu fakir kardeşinize karşı bir kıskançlık damarı bulunmak, en tehlikelidir. Sizlerde mühim ehl-i ilim de var. Ehl-i ilmin bir kısmında bir enâniyet-i ilmiye bulunur. Kendi mütevazi de olsa, o cihette enâniyetlidir; çabuk enâniyetini bırakmaz. Kalbi, aklı ne kadar yapışsa da, nefsi, o ilmî enâniyeti cihetinde imtiyaz ister, kendini satmak ister, hattâ yazılan risalelere karşı muaraza ister. .. (Çetin Kılıç’ın yazısı..)
Devamını oku ›Risale-i Nur’um
Tekel meselesi diye yanlış anlaşılmaktadır. Bu devletleştirme değildir. Aslının Korunup kafama göre neşriyat yaparım düşüncesini kırmak ve önlemektir. Nitekim bu hal’i ile yani orijinali ile neşredilmesidir. (Muhammed Numan ÖZEL)
Devamını oku ›Akıl, Göz ve Tevhid (La İlahe İllallah’ın Farklı Perspektifleri)
Bediüzzaman’ın Risale-i Nur’u Kur’an’ın üzerinde inşa edildiği tevhid, nübüvvet, haşir ve adalet ve ibadet hakikatlerinden ilki olan tevhid üzerinde diğerlerinden çok durur. Neredeyse bütün eserler bu tevhid güneşinin ışığında yorumlanabilir. Bu lafzı eserlerinin birçok yerinde farklı noktalardan bakarak izah eder. 20 Mektub’un iki bölümünün biri Lailahe illllah ile başlar. (Prof. Dr. Himmet Uç’un yazısı..)
Devamını oku ›Gözlem mi, Deney mi?
.. İşaret edilen varlıkların ikinci vücuda gelişleri birinci vücuda gelişlerinde yapmış olduklarının ortaya çıkmasıdır. İmamı Mübin yaratılmış olanların plan dairesi olduğu gibi , vücuda gelenlerinden amellerinin yaptıklarının korunduğu ve yeni yaratılışlarının onlara göre yapıldığı planlandığı yerdir. (Prof. Dr. Himmet Uç’un yazısı..)
Devamını oku ›








