Genellikle (Ben de dahil olmak üzere) ilim adamları kitaplarını kendi el yazılarıyla veya daktilo ile müsvedde olarak yazarlar. Arkasından bunları temize çektirirler. Daha sonra üzerinde düzeltme yaparak, iki, üç ve bazen dört defa düzelttikten sonra, esas metin ortaya çıkar. Risale-i Nur‘lar ise bir çok yerlerinde ifade edildiği gibi, Bediüzzaman Said Nursi tarafından söylenilmiş ve kâtip dediğimiz diğer biri tarafından veya hatta bazen birkaç kişi tarafından yazılmış metinlerdir. (Prof. Dr. Servet Armağan’ın yazısı..)
Devamını oku ›Kategori: Risale Çalışmaları
Risale-i Nur’da Zihni Yapının Yeniden İnşası!
Aslında dilin yapımızın yeniden inşasında Risale-i Nur’ların rolü başlığını kullanıyorum ama hepinizin belki çok yakından duyduğu İslam dünyasında başlatılmış olan bir hareketi değerlendirmek istiyorum Risale-i Nur bakış açısında ve eğer tabir yerinde ise o hareketin yapmak istediğiyle Risale-i Nur arasında bir ilişki var mı? Var ise nasıl bir ilişki kurulabilir? Bunu işlemeye çalışacağım. (Alparslan Açıkgenç tarafından konu işlenmiştir.)
Devamını oku ›Bak Dinle! Güneş ve Yıldızlar Konuşuyor!
Evrende yüz milyarca yıldız bir araya getirilerek Galaksi adı verilen yıldız kümeleri oluşturulmuştur. Dünyanın da içinde bulunduğu yıldızlar kümesine Samanyolu Galaksisi(gökada) denir. Bunun gibi 4 milyar daha gökada var… (Dr. Selçuk Eskiçubuk’un yazısı..)
Devamını oku ›Ruh-Beden İlişkisi ve Ölüm
Bediüzzaman Haşir ile ilgili bahislerin dışında Barla Lahikası’nda bu konuda bir soruya cevap veriyor. Çok manidar bir mektuptur. Haşir bahsini ve öldükten sonra dirilme hakikatını destekliyor. Soruyu soran Hulusi Bey’dir. “Sual ; İmamı Gazali’nin “Neşe yi uhra neşe-yi ulaya bütün bütün muhaliftir” demesi mahiyet ve cinsiyet itibariyle değildir. Çünkü… (Prof. Dr. Himmet Uç’un yazısı..)
Devamını oku ›Ceviz Ağacı / Badem Ağacı Konuşur mu?
İmanın şartlarından olan meleklere imanı anlatan Bediüzzaman, onun varlığından, evrendeki yaratılış gayelerinden, nasıl varlıklar olduğundan ve görevlerinden daha uzun bir şekilde bahseder. Olaylara bakarken takılan iman gözlüğü, kulağı tabiatın dilini çözer ve onu dinler. Ceviz ağacı da badem ağacı da konuşur, kuşlar konuşur, güneş konuşur, yıldızlar konuşur ve canlı cansız her varlık konuşur. Onları duyan kulak, gören göz ve hisseden kalp taşıyanlardan olmak ümidiyle… (Dr. Selçuk Eskiçubuk’un yazısı..)
Devamını oku ›








