Bir ilmin şer’î olabilmesi için Kur’ân ve Hadise dayanması gerekir. Eğer bir ilim, Kur’ân ve Hadis’in anlamını, mahiyetini, derinliğini açıklayıp izah ediyorsa, onların bir çeşit tefsiri olması yönüyle O ilim şer’î bir ilim dalı sayılır.
Devamını oku ›Kategori: Risale Çalışmaları
Gençlik Rehberi Mahkemesinden İslamafobi Sempozyumuna
Bediüzzaman‘ın hayatında İstanbul farklı zamanlarda farklı hayat levhaları ve görüntüleri ile görünmüştür. İkinci Meşrutiyet öncesi geldiği İstanbul’da farklı faaliyetleri olmuştur. Bu geliş kendini kamusal alana, ilim muhitlerine kabul ettirme yönünden önemli bir geliştir.
Devamını oku ›Okumak ve Bilmenin Ehemmiyeti!
Kur’an-ı Kerîm’de ilmin her çeşidi övülmüş, bilenlerle bilmeyenlerin bir olamayacağı açıkça belirtilmiştir: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? ” (ez-Zümer, 39/9). Mehmet Akif Bu ayeti kerimeyi açıklarken: Olmaz ya tabii biri insan biri hayvan diyor. (Abdulkadir Haktanır’ın şiiri ile birlikte güzel mektubu..)
Devamını oku ›Sicim Teorisi ve Esir Maddesi
Öteden beri hem maddenin hem de uzayın dokusu ve esasının “Esir Maddesi” olduğuna dair -daha ziyade dinî kaynaklara dayanan bir kanaat ve inanç- insanlığın gündeminde yer etmiştir. On dokuzuncu yüzyılın sonlarında bilim dünyasında da “Esir” in yapı ve özellikleri ile ilgili yoğun bir tartışma yaşanmıştı. On dokuzuncu yüzyılın sonlarında esir maddesinin nasıl anlaşıldığını yansıtması açısından, 1883 yılında ünlü Nature dergisinde yer alan ifadeler hayli ilginçtir:
Devamını oku ›İhlas düsturları ailede nasıl yaşanır?
Risale-i Nur Külliyatı’nda bulunan ve Bediüzzaman Said Nursî’nin en az on beş günde bir okunmasını tavsiye ettiği ihlas düsturları sadece hizmette değil hayatın her alanında geçerlidir. İşte bu konulardan birisi;
Devamını oku ›












