Kategori: Risale Çalışmaları

“Sırran Tenevveret” Nedir?

Nur hizmetlerini daha da ileriye götürmek arzusunu taşıyanlar, Bediüzzaman’ın “tevessü’” adını verdiği yolla, bu hizmetin kendi metodları içinde ona katkıda bulunmaya çalışırlarsa, bundan kendileri de, Nur hizmeti de hiç şüphesiz kazançlı çıkar. Veraset-i Nübüvvet sırrını taşıyan bu semavî hizmete arzî metodlar aşılayarak onu dışarıdan büyütmeye ve geliştirmeye çalışma teşebbüsleri ise, “tevsi’” şeklinde, zorlama bir çaba tarifi içine girer ki, bu tür çabalar akim kalmaya mahkûmdurlar. Zira tevessü’ ile tevsi’ arasındaki fark, yumurtanın içeriden veya dışarıdan çatlaması arasındaki fark gibidir. Bunlardan biri hayatla sonuçlanırken, diğeri hayatı sonlandırır. (Ümit Şimşek’in yazısı..)

Devamını oku ›

Cehennemde Müslümana Ateş Azabı Yok!

Kafire hazırlanan ateş Müslümana değmeyecektir. Cehennem dediğimiz yer Allahın gazabını çeken kimselerin istasyonudur. (Muhammed Numan ÖZEL)

Devamını oku ›

Gerçek Müslüman Neden Ölümden Korkmaz?

Ölümün hakikatini Risalelerden ders alan bir talebe, henüz gencecik yaşındayken ölümle karşılaşacak olsa, “Daha yaşanacak yıllarım vardı” diye hayıflanmaksızın geçiverir öbür tarafa – tıpkı bir odadan diğerine geçer gibi. Risale-i Nur’un dersleriyle haşir neşir olan anne ve babalar, hayatının baharında toprağa verdikleri evlâdı için teselliye ihtiyaç bile duymazlar da kendilerini taziyeye gelenleri teselli ederler. Daha geçen gün yaşamadık mı en son nümunesini bunların? (Ümit Şimşek’in yazısı..)

Devamını oku ›

Mide İstiaresi Ve Sırr-ı Kayyumiyet

Bütün varlığı ayakta tutan “Kayyumiyet” sırrıdır. Toprağın ağaca dönüşmesi ve o ağacın toprağın üstünde ömrü nihayet buluncaya kadar çevresindeki tesirlere direnerek yaşaması bizim anlamakta zorluk çektiğimiz bir sırrın onun içinde var olması iledir. Aynı topraktan yapılan insanın toprak zerrelerinden inşası bir mesele, o zerrelerin birbirine dayanarak insanın ömrünün sonuna kadar onu ayakta tutması yine bir sırdır. Ölümde nasıl olursa o sır birden yerini değiştirir ve koca insan birden yere yığılır. (Prof. Dr. Himmet Uç’un Kayyum ismine dair güzel bir tefekkür yazısı..)

Devamını oku ›

Ölçüsüz Sözler ve Kırıcı Tenkitler

Siyasi kimliği olmayan kişiler eleştiri yaparken; kırıp dökmeden, yumuşak bir yolla, doğru biçimde, kamuoyu önünde basın toplantısı veya facebook üzerinden değil de, mesela siyasi, dini veya ilmi kimliği olan kişilerin mail adreslerine, eleştirilerini yazarak ikaz edebilirler. Samimi eleştiriler; konuyu özelleştirmeden, kişiselleştirmeden veya siyasi zemine çekmeden “Risalele-Nur’un hizmet prensiplerini örnek alarak” yapılmalıdır. Yoksa düşmanları sevindireceksiniz. Buna da kimsenin hakkı yoktur. (Dr. Selçuk Eskiçubuk’un yazısı..)

Devamını oku ›