Cennet Yolunda Bir Ömür: Evlenecek Gençlere Nasihatler
Sevgili Gençler,
Hayatınızın en anlamlı, en heyecanlı ve en mesuliyetli adımlarından birini atıyorsunuz. Evlilik, sadece dünyalık bir imza veya geçici bir heves değildir; o, ahirete kadar uzanması niyet edilen kutlu ve ebedi bir arkadaşlığın başlangıcıdır.
Bu yola çıkarken birbirinize ilk ve en büyük sözünüz şu olmalıdır: “Bu evlilik bizi cennete götürecek ve biz, el ele vererek o cennetin yollarına taş döşeyeceğiz.”
Bir evliliği cennet bahçesine çevirmek ve o yola mukaddes taşlar döşemek şu esaslarla mümkündür:
Temel Taşımız: Refika-i Hayat Sırrı ve Allah’ın Rızası
Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, eşlerin birbirine bakışını harika bir ölçüyle taçlandırır. Der ki: “Refika-i hayatını, rahmet-i İlahiyenin bir mûnis, latif hediyesi bil.”Birbirinize baktığınızda sadece fani bir güzellik veya dünyalık bir ortak değil, Allah’ın size en latif, en sıcak bir rahmet hediyesi ve emaneti olduğunu görün. Sevginizi bu niyetle beslerseniz, o sevgi ibadete dönüşür. Başta Allah’ın rızasını gözeterek, “Bu benim ebedi hayat arkadaşımdır” bilinciyle hareket ettiğinizde; evinizde ne huzur biter ne de bereket.
Geçici Güzellik Değil, Ebedi Şefkat ve Sevgililik
Eşler birbirinin yalnızca gençlik ve dünya arkadaşı değildir, ahirette de bir refika-i hayattırlar. Dünya güzelliği geçicidir; yaşlılık, hastalık veya zaman o zahiri güzelliği alıp götürebilir. Ancak aranızdaki bağ ebedi bir arkadaşlığa dayanıyorsa, yaşlandıkça birbirinize olan şefkatiniz, hürmetiniz ve muhabbetiniz daha da ziyadeleşir. Nefret değil, ebedi hayatın hatırına bitmeyen bir sevgi ve hürmet yuvanızın esası olmalıdır.
Kavga Değil Muhabbet: Sadakat ve Emniyet
Bir yuvada kavga, yıkıcı eleştiri ve şüphe varsa, o yuva manen sarsılır. Üstad, refika-i hayatın en cazibedar, en tatlı güzelliğinin onun “sadakati ve güzel ahlakı” olduğunu belirtir. Birbirinize tam bir emniyetle bağlanın. Sorunlarınızı “sen” diliyle suçlayarak veya nefislerin savaşına dökerek değil; kalpleri kırmadan, birbirinizin onurunu koruyarak muhabbetle ve şefkatle çözün. Sesinizi değil, birbirinize olan hürmetinizi yükseltin.
Cehalet Değil, İlim, İbadet ve Ahiret Ciddiyeti
Bir ev sadece maddi ihtiyaçların karşılandığı bir yer değil, Nur Müellifi’nin ifadesiyle adeta küçük bir “Medrese-i Nuriye” yani ilim yuvası olmalıdır. Cehaletin karanlığı yuvanıza sızamasın diye birlikte okuyun, farz ibadetlerinizi birlikte ikame edin ve birbirinizi hayra teşvik edin. Eşlerin birbirini günahlardan koruması ve takvada yardımlaşması, cennet yoluna döşenen en parlak taştır. Birbirinizin sadece dünyasını değil, ahiretini kurtarmak için de çabalayın.
Dünyevi Yüklerde Yardımlaşmak ve Kanaat
Hayat ortak bir imtihandır. Maddi ve manevi zorluklara karşı omuz omuza vermek, Risale-i Nur’un en ehemmiyetli düsturlarından olan “kanaat” ve “iktisat” ile mümkündür. İsraftan, lüksten ve başkalarına özenmekten uzak durarak yuvanızı kanaatle bereketlendirin. Efendimiz’in (s.a.v.) sünnet-i seniyyesine ittiba ederek ev içinde de birbirinizin yükünü hafifletmek için yardımlaşın. Yardımlaşmak, eşlerin birbirine olan bağlılığını ve hürmetini perçinler.
Sevgili Gençler;
Risale-i Nur’un bize öğrettiği gibi: Refika-i hayatına muhabbet et… Eğer o muhabbet, o fıtri sevilmek, o latif hediye-i rahmete yani eşine karşı samimi bir hürmet, bir muhabbet-i şefkat ile olsa… o muhabbetin dünyada tatlı bir neticesi vardır, ahirette de çok güzel bir meyvesi olur.”
Birbirinizin elini sıkıca tutun. Öyle tutun ki, bu dünyadaki hiçbir rüzgar sizi ebedi arkadaşlığınızdan koparamasın ve bu güzel yolculuğun sonu, ebedi saadet yurdu olan cennette nihayete ersin.
Yolunuz açık, yuvanız huzurlu, ahiretiniz cennet olsun. Ektiğiniz bu iman ve muhabbet tohumları nesiller boyu sürsün.
Çetin Kılıç








