Eski hal muhal, ya yeni hal veya izmihlal

Avrupa’nın bilim ve fen gibi güzel yanlarını almalıyız. Ancak Avrupa’nın sefahet, israf ve adaletsiz gelir dağılımı gibi kötü yanlarını reddetmeliyiz. Toplumun bu “kötü medeniyete” kapılmaması için İlahi kanunların süzgecine ihtiyaç vardır.

Toplumun değerlerini koruyarak yenileşmek gerekir. Eğer bir yönetici veya kanun, halkın dini ve milli değerlerine yabancı bir surette gelirse, halk buna tepki gösterir. Kanunlar, toplumun vicdanına ve inancına uygun olmalıdır.

Bir ülkede adaletin ve eşitliğin kalıcı olması için, bu kavramların değişmez bir dayanağı olmalıdır. Bu dayanak dindir. Eğer adalet dinin bir emri olarak sunulursa, hem Müslümanlar hem de gayrimüslimler kendilerini daha güvende hissederler. Çünkü hakiki ittifak geçici heveslerde değil, ilahi doğrulardadır.

İslam medeniyeti, insanı nefsinin esiri olmaktan ve rezilliklerden korur. Batı’nın “süslü sefaheti bir erkeğin kadın elbisesi giymesi gibidir, yani bu yaşam tarzı bizim milli ve dini karakterimize yakışmaz. Bizim medeniyetimizin hayat suyu islamiyettir.

Peygamberlerin çoğunun bu coğrafyadan çıkmış olması, bu bölge insanının ilerleme motorunun diyanet yani din duygusu olduğunun bir işaretidir. Batı felsefe ile ilerleyebilir, ama Doğu ancak din ile ayağa kalkabilir.

Toplumun geri kalmasına sebep olan üç temel düşman. Fakirlik, Cehalet, İhtilaf.
Bu düşmanlara karşı savaşmak için, Millet sevgisi, Birlik ve beraberlik, Eğitim ve bilim gerekir.

Bu çağda cihad silahla değil, muhabbet ve ikna ile olacak. Korku ve baskı ile insanların yeteneklerinin söndürülmesi yerine fikir hürriyetinin gelmesi gerekir. Alimlerin de fikirlerini baskıyla kabul ettirmeye çalışması bir nevi bilimsel istibdattır. Artık devir baskıcı kişi devri değil, meşveret ortak akıl devri. Alimler fikir alışverişi yaparak, iş bölümü esasına göre çalışmalı.

İslam dünyası modernleşirken kendi ruhunu kaybetmemeli. “Eski hal muhal, ya yeni hal veya izmihlal” yani Eski hal imkansız, ya yeni bir düzen ya da yok oluş. Çözüm; Fen bilimlerini islamın nuruyla, hürriyeti ise Allah’ın adaletiyle birleştirmek gerekir.

Çetin Kılıç

Sende yorum yazabilirsin