Gelecek Bilgi ve Aklın Yüzyılı Olacaktır

Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin,İslam dünyasının ve genel olarak insanlığın geleceğine dair müjdeli haberleri: Modern çağdaki savaşlar, fenler bilimsel gelişmeler ve büyük olaylar insanlığı uyandırmıştır. Sadece bireyler değil, artık devletler ve kıtalar da dinsizliğin getirdiği ruhsal boşluğu hissetmeye başladılar.

İnsan, mahiyeti gereği sonsuzluğu ister. Bir insana dünya saltanatı ve bir milyon yıl ömür verilse, fakat sonunda “hiçlik” olsa; uyanmış bir akıl buna sevinmez, aksine yok olacağı için feryat eder. İnsanın bu sonsuzluk arzusuna sadece “din-i hak” cevap verebilir. Dünya, insanın hayallerine ve emellerine dar gelmektedir. Kur’an, insanı sürekli düşünmeye ve sorgulamaya davet eder:

Ayetlerin sonunda yer alan “Düşünmüyorlar mı?”, “İbret almıyorlar mı?”, “Akıl etmiyorlar mı?” gibi ifadeler, İslam’ın körü körüne bir bağlılık değil, bir akıl ve muhakeme dini olduğunu ispatlar. Müslümanlar diğer bazı din mensupları gibi ruhbanları din adamlarını taklit ederek değil; akıl, fikir ve kalple delillere dayanarak iman ederler.

“Akıl ve ilim ve fen hükmettiği istikbalde, elbette bürhan-ı aklîye istinad eden ve bütün hükümlerini akla tesbit ettiren Kur’an hükmedecek!”

Geleceğin dünyasında kaba kuvvetin veya cehaletin değil, bilgi, mantık ve ispat geçerli olacak, bu özellikler tam manasıyla Kur’an’da bulunmaktadır. Bilim ilerledikçe Kur’an’ın hakikatlerine daha çok yaklaşılacaktır. İslam dünyasının üzerindeki kara bulutlar dağılacak. İslam güneşinin görülmesini engelleyen perdeler cehalet, fakirlik, ihtilaf vb. yavaş yavaş kalkmaktadır.

Üstad, 1911’de Şam’da okuduğu hutbede, 45 yıl sonrasına 1950’li yıllar ve devamına işaret ederek. “Fecr-i kâzib” yalancı şafak olsa bile, arkasından mutlaka “fecr-i sadık”ın gerçek şafak, tam uyanış geleceğini ifade ederek ümitsizliği yasaklamaktadır. İnsan sonsuzluk için yaratılmıştır, dünya onu tatmin etmez. İslamiyet, akıl ve bilimle tam bir uyum içindedir. Müslümanlar taklitçi değil, tahkikçi araştırmacı olmalıdır. Gelecek, Kur’an’ın ve aklın hükmettiği bir aydınlık çağı olacaktır. Müslümanlar aşağılık kompleksinden kurtulup ilme, akla ve Kur’an’ın hakikatlerine sarılmalı.

Gelecekte kaba kuvvet, silah veya zorbalık değil; hakikat, akıl ve fen hükmedecektir. Gelecek bilgi ve aklın yüzyılı olacaktır. Kur’an’ın emirleri akla tamamen uygun olduğu için, bilim ilerledikçe insanlık fevc fevc Kur’an’ın hakikatlerine yönelecektir.

Çetin Kılıç

Kaynak: Hutbei Şamiye

Sende yorum yazabilirsin