Hakiki Eğitici ile Taklitçi Muallim Arasındaki Fark
“Hakikî mürşid-i âlim koyun olur, kuş olmaz. Hasbî verir ilmini.”
Gerçek bir öğretmen veya rehber, karakter ve yöntem olarak koyuna benzer, kuşa benzemez. İlmini talebelerine aktarırken tamamen karşılıksız, çıkarsız ve onların iyiliğini düşünerek hareket eder.
“Koyun verir kuzusuna hazmolmuş musaffâ sütünü.”
Koyun, dışarıdan otu, samanı yer; onu kendi vücudunda sindirir, süzer ve kuzusuna tamamen hazmedilmiş, besleyici ve bembeyaz saf bir süt olarak ikram eder. Kuzunun o otu doğrudan sindirmesi imkansızdır; koyun onun adına bu zorlu süreci üstlenir.
Gerçek alim de böyledir. Ağır, karmaşık ve hazmı zor olan büyük hakikatleri kendi zihninde ve kalbinde eritir, sindirir. Talebesinin veya halkın seviyesine göre ayıklar ve onlara doğrudan fayda sağlayacak, ruhlarını besleyecek en temiz, en anlaşılır kıvamda sunar.
“Kuş veriyor ferhine lüab-âlûd kayyını.”
Kuş ise avladığı böceği veya yediği şeyi tam sindirmeden, kursağında sadece ıslatarak, salyalı ve yarı kusmuk halinde aynen yavrusunun ağzına boşaltır. Yavru kuş, ebeveyninin salyasını ve tam sindirilmemiş gıdasını doğrudan almak zorunda kalır.
Ham alimler, taklitçi muallimler veya popülist rehberler kuşa benzer. Okudukları ağır veya karmaşık bilgileri kendi ruhlarında eritmeden, hazmetmeden, üzerlerine kendi şahsi hırslarını, egolarını veya sübjektif yorumlarını bulaştırarak aynen talebenin önüne kusarlar. Karşıdaki insan o bilgiyi hazmedemez, zihni bulanır ve manen rahatsız olur.
Öğretmen, bildiği her şeyi ham haliyle talebeye yüklememelidir. Bilgiyi onun yaşına, zekasına ve ihtiyacına göre “süt” kıvamına getirmelidir. Koyun ürünü olan sütü nazlanmadan, şefkatle verir. Gerçek mürşid de bilgisini bir üstünlük taslama aracı olarak değil, şefkatle ve hasbî olarak aktarır.
Tam hazmedilmemiş felsefi, fikri veya dini meseleleri avama veya gençlere doğrudan anlatmak, kuşun yavrusunu kusmukla beslemesine benzer; fayda yerine tiksinti ve kafa karışıklığı doğurur. Hakiki muallim; zor olanı kolaylaştıran, ulaştığı hakikatleri kendi hayatında yaşayıp sindirdikten sonra başkalarına süzülmüş bir safiyetle sunan “koyun mizaçlı” şefkat kahramanlarıdır.
Çetin Kılıç
Kaynak : Risale-i Nur Külliyatı








