Hristiyanlığın Geleceği

Bediüzzaman Said Nursi hazretleri “Nasraniyet, intıfa, ya ıstıfa bulacak. İslâm’a karşı teslim, terk-i silâh edecek.”buyurmaktadır. Üstada göre Hristiyanlık dünyası önünde iki yol vardır: Ya tamamen dinsizliğe, maddeciliğe yenilerek sönecektir (intıfa) ya da içindeki hurafelerden, teslis inancından arınarak safi bir tevhid inancına dönecektir (ıstıfa).

Bu arınma gerçekleştikten sonra İslamiyet’i düşman görmek yerine, onun hakikatlerini kabul edip İslam’a teslim olacak, aradaki asırlık dini/ideolojik savaşı bitirecektir.

“Mükerreren yırtıldı, purutluğa tâ geldi. Purutlukta görmedi ona salah verecek.” Hristiyanlık tarihi boyunca dogmalarından dolayı defalarca teolojik bölünmeler (Katolik-Ortodoks ayrımı gibi) yaşadı, yani felsefi olarak “yırtıldı”. Bu yırtılmaların en büyüğü, Martin Luther ile başlayan ve üstadın “Purutluk” dediği Protestanlık reformudur.

Ancak Hristiyanlık âlemi, Katolik kilisesine isyan ederek doğan Protestanlıkta da aradığı tam huzuru, ruhsal salahı ve mantıksal tutarlılığı bulamadı. O gömlek de bu felsefi akıma dar geldi. “Perde yine yırtıldı, mutlak dalale düştü.. Bir kısmı lâkin, bazı yakınlaştı tevhide; onda felâh görecek.”

Protestanlık sonrasında Avrupa’da bağlar iyice koptu; Fransız İhtilali ve ardından gelen pozitivizm, materyalizm dalgasıyla Hristiyan dünyasının bir kısmı tamamen dinsizliğe, nihilizme ve sapkınlığa düştü. Fakat madalyonun diğer yüzünde, Hristiyanların içindeki bir kısım samimi dindarlar ve düşünürler, teslis inancını mantıksız bularak Hz. İsa’nın asıl mesajı olan tek ilah inancına yakınlaştı ve kurtuluşu burada görmeye başladı.

“Hazırlanır şimdiden yırtılmaya başlıyor. Sönmezse safvet bulup İslâm’a mal olacak.” Üstad, kendi döneminden ileriye bakarak Hristiyanlığın mevcut kurumsal halinin bir kez daha yırtılmaya büyük bir felsefi ve teolojik eksen kaymasına hazırlandığını söyler.

Eğer bu süreç tamamen ateizmle sonuçlanıp sönmezse, Hristiyanlık kendi içindeki uydurma dogmaları tasfiye ederek safvet bulacak ve özü itibarıyla İslam’ın hakikatleriyle birleşip ona dahil olacaktır.

“Bu bir sırr-ı azîmdir, ona remz u işaret; Fahr-i Rusül demiştir: ‘İsa, Şer’imle amel, ümmetimden olacak.'” Bu durum sıradan bir sosyolojik tahmin değil, büyük bir manevi sır ve vaattir. Üstad, bu tezine delil olarak Hz. Muhammed’in (s.a.v.) ahir zamana dair müjdeli bir hadisine işaret eder. İslam inancına göre ahir zamanda Hz. İsa nüzul edecek ve yeni bir din getirmeyip, Hz. Muhammed’in şeriatı, yani İslamiyet ile amel edecektir.

Çetin Kılıç

Sende yorum yazabilirsin