İslam Aleminin Gerileme Sebepleri ve Kurtuluş Reçetesi
İslam dünyası neden geri kaldı, Batı karşısında neden mağlup düştük, kurtuluş reçetemiz ne? Müslümanlar İslamiyet’in özünü bırakıp, sadece dış görünüşüne ve kabuğuna odaklandılar. İslam’ı yanlış anladılar ve ona karşı gerekli saygıyı, onun hakikatlerini yaşayarak gösteremediler. Sonuç olarak İslamiyet, yanlış anlamalar ve hurafeler bulutu arkasına saklandı.
Yahudi kaynaklı hikayeler dinin usulüne, efsaneler inanç esaslarına, mecazlar ise mutlak gerçekler gibi algılanarak dinin içine karıştırıldı. Bu durum İslam’ın parlak hakikatinin değerini düşürdü. Bunun cezası olarak da Müslümanlar dünyada zillet ve sefalet içine düştüler.
Bediüzzaman, bu düşüşten kurtuluşun yine İslam’ın kendisine dönmekle mümkün olacağını belirtir.
Müslümanları İslam’dan özür dilemeye ve onun sarsılmaz ipine tekrar sarılmaya çağırır. “Hak neşv ü nema bulacaktır” diyerek, hakikat toprağa gömülse bile bir gün mutlaka filizleneceğini müjdeler. Gelecekte hüküm sürecek olanın yalnız İslam hakikati olduğunu savunur.
İslam güneşinin tutulmasına sebep olan engeller nelerdir.
Ecnebilerdeki Engeller:
1. Taklitçilik.
2. Cehalet.
3. Taassup
4. Ruhbanların (Kiliselerin/Papazların) baskısı.
Bizdeki (Müslümanlardaki) Engeller:
5. İstibdad (Baskıcı yönetim ve düşünce tarzı).
6. Ahlaksızlık.
7. İşlerin karışık ve düzensiz olması
8. Ümitsizliktir
Ümitsizlik aynı zamanda tembelliği doğuran en büyük hastalıktır. Bilimin ve maarifin gelişmesiyle bu engellerin yıkılmakta olduğunu görüyoruz.
En Büyük Engel: Din ve Bilim Çatışması Yanılgısı
Bediüzzaman, “Din ile bilimin çatıştığının” hayal olduğunu söyler. Gerçek olan İslamiyet, fen bilimlerinin efendisi ve rehberidir. Köle efendisine nasıl düşman olabilir?
Coğrafyanın en basit gerçeği olan “Dünyanın yuvarlaklığı” meselesini bile, bazı cahil dindarların “dine aykırı” zannederek reddetmesi, İslam dünyasını medeniyet kapısından uzaklaştırmıştır.
Bediüzzaman, dini eleştirenlerin şüphelerini çürütmek. Dini koruduğunu sanıp hurafelere sarılan yobazların saçmalıklarını ortaya dökmek , Sırat-ı müstakim üzerinde giden akıllı ve sadık araştırmacılara yardım etmek için için “muhakemat” adlı eserini kaleme almıştır.
Müslümanların geri kalmasının suçu İslam’da değil, İslam’ı yanlış yorumlayan, hurafelerle dolduran, bilimden korkan ve ümitsizliğe düşen Müslümanların kendisindedir. Kurtuluş ise, hurafelerden arınmış, bilimle barışık, akla dayanan hakiki İslamiyet’e dönmekle mümkündür.
Çetin KILIÇ
Kaynak: muhakemat








